1. İran
  2. Türkiye
  3. Batı Asya
  4. Dünya
  5. Röportaj
  6. Analiz/Makale
  7. Bilim/Uzay
  8. Spor
  9. Yaşam/Kültür
  10. Fotoğraf
  11. Karikatür
  12. Video
    • فارسی
    • english
    • عربی
    • עברית
    • Pусский
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter
  • İran
  • Türkiye
  • Batı Asya
  • Dünya
  • Röportaj
  • Analiz/Makale
  • Bilim/Uzay
  • Spor
  • Yaşam/Kültür
  • Fotoğraf
  • Karikatür
  • Video

Bekayi: Nihai Anlaşma Bağlayıcı Bir Güvenlik Konseyi Kararına Tabi Olacak

  • 15 Haziran, 2026 - 16:28
  • İran haber
Bekayi: Nihai Anlaşma Bağlayıcı Bir Güvenlik Konseyi Kararına Tabi Olacak

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün basın toplantısı bugün Pazartesi günü gerçekleştirildi.

İran

Tesnim Haber Ajansı- İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün 14 Haziran 2026 Pazartesi günü düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bekayi, konuşmasının başında Muharrem ayını yâd ederek, “Muharrem ayı bizim için her zaman zulme ve siteme karşı duruşun simgesi olmuştur. Siyonist rejim ile ABD’nin geçen yıl Haziran ayındaki tecavüzünün yıl dönümündeyiz; şehitlerimizin anısını saygıyla anıyor, İran milletine karşı ne denli menfur bir cinayet işlediklerini ve uluslararası toplumun, özellikle de Güvenlik Konseyi ile Guvernörler Kurulu’nun bu sınavdan yüz akıyla çıkamadığını unutmuyoruz. O saldırgan savaş sırasında bir dizi komutanımızı ve İranlı vatandaşımızı kaybettiğimiz de hafızalarımızdadır” dedi.

İran ile ABD Arasında Lübnan Dâhil Tüm Cephelerde Savaşa Son Vermeye Yönelik Mutabakat Zaptının Sonuçlandırılması

Son gelişmelere değinen Bekayi, “İran ile ABD arasında, Lübnan dâhil tüm cephelerde savaşa son vermeye yönelik mutabakat zaptının nihai hale gelmesi, iki şer aktöre karşı direnişin bir neticesi olarak son derece önemliydi. Bu 110 gün boyunca vatan savunucularının askeri ve diplomatik alanlardaki arkasında duran tüm kesimlere ve İran milletine teşekkür etmek boynumuzun borcudur. Tüm şehitlerimizle, bu yolda hiçbir çabadan geri durmayacağımıza dair ahdimizi tazeliyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Lübnan’da Savaşa Son Verilmesi, Savaşı Bitirme Mutabakatının Ayrılmaz Parçasıdır

Sözcü, Siyonist rejimin Lübnan’a yönelik saldırılarının sürmesi ve İran’ın tepkisine ilişkin şunları kaydetti: “Mutabakata ulaşma çabalarının hız kazandığı bir dönemde, Siyonist rejimin Lübnan’ın Dahiye bölgesinde cinayetler işlediğine tanık olduk. Hizbullah’ın kıdemli komutanı şehit ve şehadete ulaşan diğer kardeşlerimizin muhterem ailelerini hem tebrik ediyor hem de taziyelerimi sunuyorum.

Her gelişme hakkında, İran’ın menfaatlerinin titiz ve kapsamlı bir değerlendirmesine dayanarak karar verilmektedir. İlerleyen zamanlarda, İsrail’in bu terör eyleminin nasıl İran’ın ve Lübnan’ın ulusal çıkarlarının azami ölçüde teminine dönüştüğü daha da netleşecektir. Gelecek nesiller, İran’ın ve dostlarının, rejimin habisliğinin İran ile Lübnan’ın menfaatlerinin temin edilmesine odaklanılmasını sekteye uğratmasına izin vermediğini ve bu cinayetin direniş ekseninin Siyonist rejim karşısında kenetlenmesine yol açtığını görecektir.

Lübnan ve Lübnan’da savaşa son verilmesi, savaşı sona erdirme mutabakatının ayrılmaz bir parçasıdır; biz de bu konuda kararlı olduğumuzu gösterdik, uygulamada da ciddiyetimizi kanıtladık ve gelecekte de gelişmeleri dikkatle izleyeceğiz.”

 

Mutabakat Zaptında Lübnan Kelimesi 3 Kez Geçiyor

Mutabakat zaptında Lübnan’a yapılan atfa ilişkin olarak Bekayi, “Bu zabıtta Lübnan kelimesi 3 kez geçmektedir. Savaşın sona ermesinin Lübnan’ı kapsadığı, Lübnan’ın egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı duyulacağı açıkça belirtilmiştir. Taahhüdün nasıl şekilleneceğine dair koordinatlar nettir” dedi.

Mutabakatın İmzalanma Şekline Dair Bugün Yarın Kesin Karar Verilecek

Fransız haber ajansının Doha’daki ön müzakerelere ve Cenevre’deki imza mekanizmasına ilişkin haberiyle ilgili olarak Bekayi, “Cenevre toplantısı öncesinde bazı bölge ülkelerine bir seyahat gerçekleştirilmesi gündemdedir, ancak henüz kesinleşmemiştir. İmzanın şekline ilişkin bugün yarın kesin karar verilecektir” açıklamasında bulundu.

Hemedan Seyahati ve Yaşananlar

Hemedan ziyareti ve bazı olaylara değinen Bekayi, “Hemedan halkının güzel ev sahipliğine teşekkür ediyorum. Muhterem Şehit Şadmani ailesinin daveti üzerine Hemedan’a gittim ve bu vesileyle iyi kalpli Hemedan halkıyla görüşme fırsatı buldum. Akşam ise şehidin anma törenine katıldım. Anlatılanlar abartılıdır. Bu 100 gün içinde basiret ve direnişini ortaya koyan halkımızın arasına katılmak, sözlerini dinlemek boynumuzun borcudur. Onurla o topluluğa katıldım ve tüm sözlerini, sitemlerini dinledim” ifadelerini kullandı.

Tüm Şehitlerin Kanını Yerde Bırakmamak, Daimi Ülkümüzdür

Sözcü, Siyonist rejimin ve ABD’nin cinayetlerinin hukuken takibi ile şehit Liderin kanının yerde bırakılmaması konusuna ilişkin, “Tüm şehitlerin kanını yerde bırakmamak daimi ülkümüzdür. Hiç kimse İran milletine karşı işlenen bu büyük suçu görmezden gelemez ya da unutamaz. Bu, sürekli ve ısrarlı bir taleptir. Suçların belgelendirilmesi için her türlü araçtan istifade edeceğiz.

Bu, her türlü uluslararası kurumdan faydalanacağımız süreklilik arz eden bir çalışmadır. Burada kuşkuya yer yok; diplomasi ve savaşı sona erdirme mutabakatına varılması, işlenen suçları unuttuğumuz veya bağışladığımız anlamına gelmez” diye konuştu.

ABD’nin Güven Tesis Etmek İçin Önünde Uzun Bir Yol Var

Bekayi, ABD ile yeni bir ilişkiye geçilme ihtimaline dair, “Yaklaşık 100 günün ve sayısız iniş çıkışın, karşı tarafın İran’ı yok etme hevesini dile getirdiği ve İran milletini en aşağılık ifadelerle andığı bir sürecin ardından, nihayet savaşı bitirme mutabakatının sonuçlandırıldığı bir noktaya geldik. Bununla birlikte, büyük üzüntüyle ifade etmek gerekir ki, İranlıların ABD’ye yönelik derin güvensizliği, ABD yönetimlerinin uzun süreli habasetlerinden kaynaklanmaktadır ve İran ile ABD arasındaki güvensizlik öylesine kökleşmiştir ki, ABD’nin güven tesis etmek için önünde uzun bir yol bulunmaktadır. Bu, sadece gerilimi düşürme yönünde atılmış bir adımdır” dedi.

Karar Alma Süreci Son Derece Net ve Şeffaftır

Ülke içinde mutabakata varma sürecine ilişkin Bekayi, “Milli mutabakatın, herhangi bir sürecin ilerlemesinde esaslı bir rol oynadığında kuşku yoktur. Karar alma süreci son derece net ve şeffaftır. Tüm egemenlik organları rollerini en iyi şekilde yerine getirmiştir. Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin bu konudaki bildirisi açıktır.

Karar alma sürecinde, sistemin tüm unsurları basiretli bir bakışla ve ulusal menfaatleri gözeterek işlerini en iyi şekilde yaptılar. Müzakerelerin yürütülmesi gibi ağır bir yükü üstlenen Sayın Galibaf’a teşekkür etmek boynumuzun borcudur” diye konuştu.

Mutabakatın Ekonomik Boyutları, İran’ın Bloke Edilmiş Varlıkları ve Zararlar İçin Yeniden İmar Fonu

Mutabakatın ekonomik boyutları, İran’ın bloke edilmiş varlıkları ve zararlara yönelik yeniden imar fonu hakkında konuşan Bekayi, “Dondurulmuş mal varlıklarımızın serbest bırakılması, hasar tazmini konusunun yanı sıra iki önemli husustur. ABD tarafı, her iki hususta da gerekli adımları atmayı taahhüt etmektedir.

İran’ın hakkı olan dondurulmuş varlıklarının kullanıma sunulması önemlidir ve bu yönde gerekli tedbirler alınmıştır. Zararların tazmini de bizim için son derece mühimdir. Tüm bunları talep ediyoruz ve talep etmeye devam edeceğiz.

Yaptırımlar meselesi de her müzakerede gündemimizin değişmez başlıklarından biri olmuştur. Bu mutabakat zaptı uyarınca ABD tarafı, birincil ve ikincil tüm yaptırımların yanı sıra Güvenlik Konseyi ve Guvernörler Kurulu kararlarını da ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Bu konu, nükleer meseleyle birlikte, mutabakatın imzasından sonra 60 günlük süre zarfında görüşülecek başlıklar arasında yer almaktadır. İran’ın petrol ve petrokimya ürünlerinin satışına ilişkin muafiyetler ise mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından gerçekleşecek ve İran petrol satışlarına engelsiz şekilde başlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Lübnan Dışişleri Bakanı’nın İran ve Hizbullah’a Yönelik İddialarına Tepki

Tesnim’in sorusu üzerine Lübnan Dışişleri Bakanı’nın İran ve Hizbullah aleyhindeki iddialarına cevap veren Bekayi, “Çok daha önemli gündemlerimiz var, yanıt vermeye değmez. Şu kadarını söylemekle yetinelim ki, Lübnan’ın muhafazası ve izzeti İran için o denli önemlidir ki, bu uğurda ne ölçüde bedel ödemeye hazır olduğu ortadadır. Mutabakat zaptında, savaşın sona erdirilmesi ve Lübnan’ın ulusal egemenliği ile toprak bütünlüğünün korunması amacıyla Lübnan kelimesi 3 kez zikredilmiştir” dedi.

İran ve Umman, Hürmüz Boğazı’ndaki Geçiş İçin Tedbir Alıyor

Hürmüz Boğazı’ndaki durum ve İslamabad mutabakat zaptında yer alan atfa değinen Bekayi, “Hürmüz Boğazı bizim için son derece önemlidir. Son günlerde aldığımız tedbirler İran’ın ulusal menfaatlerinin korunması bakımından çok mühimdir. İran, Umman ile birlikte Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin güvenli seyri konusunda emniyeti sağlayacak tedbirler almaktadır.

Mutabakat zaptında, İran’ın Umman ve ilgili paydaşlarla iş birliği içinde Hürmüz Boğazı’ndaki geçişe yönelik tedbirleri alacağı kayıtlıdır. Belirli bir süre için, karşı tarafın atacağı adımlarla orantılı olarak Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi kolaylaştıracağız. Bu iş, kıyıdaş devlet sıfatıyla İran devletine verilmiştir. Biz geçiş ücreti talep etmenin peşinde değiliz, ancak sağlayacağımız güvenlik ve çevre gibi hizmetler karşılığında gerekli maliyetleri belirleyip tahsil edeceğiz” diye konuştu.

Herhangi Bir Taahhüt İhlalinin Sorumluluğu ABD’ye Aittir

Siyonist rejimin mutabakatın uygulanmasını sabote etme ihtimaline ilişkin olarak Bekayi, “Siyonist rejim, bölgemizde asla sükûnetten yana değildir. Bu rejim, barış ve istikrar yolundaki en ufak işaretlere bile karşı çıkmaktadır. Önemli olan, ABD’nin belirli adımlar atma taahhüdüdür.

ABD, üstlendiği yükümlülükleri yerine getirme taahhüdü altındadır ve bundan sorumludur. Başka aktörlerden kaynaklanacak herhangi bir taahhüt ihlalinin sorumluluğu ABD tarafına ait olacaktır” açıklamasında bulundu.

Trump’ın İran’ın Zenginleştirilmiş Uranyum Malzemesini Toplama İddiası

Trump’ın İran’ın zenginleştirilmiş uranyum malzemesini toplama iddiasına tepki gösteren Bekayi, “Bir defasında denediler ve sonucunu gördüler; akılları varsa tekrar etmezler. İkincisi, mutabakat zaptı metninde nükleer ayrıntılara ilişkin herhangi bir tartışma yapmadık; 60 günlük zaman dilimi içinde nükleer konuları ve buna karşılık yaptırımların kaldırılmasını müzakere etme mutabakatına varıldı.

NPT’den kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz bellidir, uranyum stokları konusunda da yükümlülüklerimiz açıktır. Burada ayrıntıları konuşmadık. İran’ın her iki konudaki tutumu net olmakla birlikte, gelişmelerin ne yönde seyredeceğine bakmak gerekecek” ifadelerini kullandı.

Siyonist Rejime ve ABD’ye Hiçbir Güvenimiz Yok

Sözcü, Siyonist rejimin Lübnan’a saldırmayacağına dair garantilere ve ülke içinde müzakerelere yönelik tenkitlere ilişkin, “Bizim Siyonist rejime zerrece güvenimiz yoktur, ABD’ye de olmadığı gibi. Bununla birlikte, kendi enstrümanlarımıza sahibiz. ABD taahhütlerini yerine getirmeli ve Siyonist rejimin Lübnan’a saldırmama yükümlülüklerini ifa etmesini temin etmelidir. Taahhütler karşılıklı ve mütekabildir.

İç meseleler konusunda ise, çok sesli, son derece dinamik ve zeki bir sivil topluma sahip bir toplumuz. Medyamız sorgulayıcı ve eleştireldir, halkımız da yetkililerin performansını yakından izler. Tarihsel bir ulus olarak halkımız, bütünlüğünü ortaya koydu ve karar alıcılarına güven duymaktadır. Biz halkımıza güveniyoruz; halkımız en iyi kararların alındığına ikna olduğunda, mutlaka arkasında duracaktır. Asıl endişelenmesi gereken, Siyonist lobinin ve yıllardır güç kullanma aracına başvurmaya alışmış iktidar hırslılarının etkisi altındaki ABD yönetim sistemidir” şeklinde konuştu.

60 Günlük Sürenin Ardından Nihai Anlaşmanın Bağlayıcı Bir BMGK Kararına Tabi Olması Planlanıyor

Mutabakat zaptının hukuki yönlerine ilişkin Bekayi, “60 günlük sürenin ardından nihai anlaşmanın, bağlayıcı bir Güvenlik Konseyi kararına tabi olması planlanmaktadır. Geçmiş kararların ihlali deneyimine sahip olduğumuz yolundaki soru mutlaka gündeme geliyor; bu isabetli bir noktadır, ancak bundan ders çıkaracağız. Herhangi bir taahhüdün ifası için en önemli teminat, elhamdülillah en iyi şekilde teşhis edilmiş olan kaldıraçlarımız ve gücümüzdür” dedi.

Mutabakatın Cenevre’de İmzalanma Nedeni

Bekayi, mutabakatın Cenevre’de imzalanma gerekçesine dair, “Görüşmelere arabuluculuk yapan Pakistan’a ve çabaları dolayısıyla Katar’a teşekkür ediyorum. Bununla birlikte, iki dayatma savaşı sırasındaki tüm bu süreç boyunca ilkeli tutum sergileyen Umman’a da teşekkür ediyorum.

Herhangi bir mutabakatın veya anlaşmanın imza yeri konusunda tüm tarafların görüş bildirmesi gerekir. Buna, rol üstlenen arabulucu taraflar da dâhildir. Bu sürece katılan ilgili tüm tarafların ortak kanaati, bu işlemin Cuma günü İsviçre’de gerçekleşmesi yönünde olmuştur” diye konuştu.

İran Milli Takımına Profesyonel Ev Sahipliğinden Ötürü Meksika’ya Takdir

ABD’deki bazı futbol takımlarına yönelik güvenlik hadiseleri ve İran Milli Takımı için alınan tedbirlerle ilgili olarak Bekayi, “Milli takımımızın kampı neyse ki ABD’de değil, Meksika’da bulunuyor. Meksika’daki Büyükelçiliğimiz faaldir ve Tijuana’da konuşlanmıştır. Meksika’nın İran takımına gösterdiği profesyonel ev sahipliğini takdir etmek gerekir. Takımımızın sakin bir konaklama geçirmesi için güzel tedbirler aldılar” ifadelerini kullandı.

İnkılap Rehberi’nin Cenaze Törenine Gelecek Yabancı Konuklar İçin Dışişleri Bakanlığı’nın Tedbirleri

İnkılap Rehberi’nin cenaze töreninde Dışişleri Bakanlığı’nın rolüne ilişkin olarak Sözcü, “Şehit Liderimizin naaşının teşyi töreni hakkında konuşmak benim için zor. Şehit Liderimizin naaşının teşyii, İranlıların vatanlarıyla ve İran’ın vatanseverlik tarihine geçecek en büyük isimlerden biriyle ahit tazeleyecekleri tarihi bir hadise olacaktır. Dışişleri Bakanlığı bu hadise için hiçbir çabadan kaçınmayacaktır. Yabancı misafirlerin kabulü ve onlara vize verilmesi konusunda gerekli tedbirleri alacağız. Bakanlık bünyesinde özel bir komite kurulmuş durumda ve konsolosluk birimi bundan sorumludur” yanıtını verdi.

ABD Müzakere Masasını İmha Etti; Çünkü İranlı Diplomatlar Aşırı Taleplere Boyun Eğmedi

Arakçi’nin “direnişin savaşa yol açtığı” şeklindeki ifadelerine açıklık getiren Bekayi, “Sayın Bakan izah etti. Kastettiği şey, ABD’nin müzakere masasını imha etmesinin sebebi, İranlı diplomatların Amerika’nın aşırı taleplerine boyun eğmeye yanaşmamış olmasıdır” dedi.

BM Genel Sekreteri’nin Siyonist Rejimin Dahiye’ye Saldırısına Tepkisi

BM Genel Sekreteri’nin Siyonist rejimin Lübnan Dahiye’ye saldırısına tepkisini değerlendiren Bekayi, “Bu, önemli bir gelişmeydi; nihayet pek çok kez çift taraflı tutum alan BM Genel Sekreteri bu sefer net bir tutum sergilemiştir. Rejimin bu eylemi, Lübnan’a karşı aleni bir saldırıydı ve BM’nin açıkça tavır almasını gerektiriyordu. Bu, süreklilik kazanması halinde Siyonist rejimin eylemlerine karşı caydırıcılık sağlayabilir” diye konuştu.

ABD’nin İran Halkına Sözde Yardımları

ABD’nin İran halkına yönelik iddia edilen yardımları hakkında Bekayi, “Yaptırımlar, deniz ablukasıyla birlikte ABD’nin İran halkına sunduğu ‘yardımın’ bir parçasıydı. Hemedan seyahatim sırasında, halkın temel ihtiyaç maddelerinin bulunduğu depoların hedef alındığını gördüm. Bebek maması ve ilaç depolarını vurdular; senin hayrından umut kesilmiştir. Amerikalıların İran halkının asgari güvenini kazanmak için yapmaları gereken çok şey var” ifadelerini kullandı.

Mutabakat İçin Müzakerelerin Konusu

Sözcü, mutabakata varmak için yürütülen müzakerelerin konusuyla ilgili olarak, “İran ile ABD arasında son birkaç aydır süren müzakereler ve görüşmeler, dayatılan savaşa son vermeye odaklanmış olup, bunun dışında herhangi bir müzakere yürütülmemiştir” dedi.

Savaş, İran Milletinin Yeteneklerinin Çiçek Açmasına Yol Açtı

New York Times’ın ABD’nin İran’la anlaşmadan bölgesel kazanç sağladığı haberiyle ilgili olarak Bekayi, “Bu üç ayda olan şey, İran milletinin güçlenmesi oldu; bu İran halkının, Asya’nın ve tüm dünyanın yararınaydı. İran’ın gücünü gösterdik ve saldırganlığın İran’ı zayıflatmak bir yana, tam tersine İran milletinin yeteneklerinin çiçek açmasına yol açtığı görüldü” değerlendirmesini yaptı.

İmza Günü Hem Metni Yayımlayacak Hem de Açıklayıcı Bir Bilgi Notu Sunacağız

Mutabakat zaptının, Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin yayımladığı 10 ilk maddeyle uyumu ve ABD’nin taahhüt ihlali ihtimaline ilişkin Bekayi, “Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin yayımladığı o 10 madde, müzakere ekibinin mutabakat zaptına ulaşma çalışmasının temelini ve ilkelerini oluşturuyordu; ona önemli bir talimatname olarak bakılmalıdır. Bu konunun, mutabakat zaptının düzenlenişinde tam anlamıyla dikkate alındığını göreceksiniz.

ABD’nin bu denli bir taahhüt ihlali sicili varken, geçmiş deneyimlerden mutlaka ders çıkarmalıyız. Silahlı kuvvetlerimiz her türlü olasılığa karşı hazırdır ve biz her ihtimali hesaba katmış durumdayız.

İmza gününde hem metni yayımlayacak hem de buna dair açıklayıcı bir bilgi notu sunacağız” dedi.

Afganistan’daki Yetkililerle Temas Halindeyiz

Afganistan’daki son gelişmeler ve bu ülkeyle temaslara ilişkin Bekayi, “Afganistan’daki yetkililerle temas halindeyiz. Her konuda diyalog ve istişarelerimiz sürüyor” diye konuştu.

Ajans Genel Direktörü’nün Performansından Hiçbir Şekilde Memnun Değiliz

Grossi’nin İran-ABD mutabakatında rol oynama isteğine tepki gösteren Bekayi, “Ajans Genel Direktörü’nün performansından hiçbir şekilde memnun değiliz. Daha yakın zamanda, Guvernörler Kurulu, son bir yıldaki gelişmelere ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırı gerçeğine atıfta bulunmayan bir karara imza attı. Bu yaklaşım kuşkusuz yapıcı değil.

Biz NPT üyesiyiz. İçinde bulunduğumuz durumla ilgili olarak şimdilik Ajans’ın rolü hakkında konuşamayız. İran’ın başına gelen emsalsizdir. Ajans’ın, İran’ın nükleer meselesinde yapıcı bir rol üstlenebilmesi için davranışlarını düzeltmesi gerekmektedir” dedi.

 

 
R1729/P
tasnim
tasnim
tasnim
  • Hakkında
  • İletişim
  • En Çok Okunan
  • Arşiv
bizi takip et:
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter

All Content by Tasnim News Agency is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.