1. İran
  2. Türkiye
  3. Batı Asya
  4. Dünya
  5. Röportaj
  6. Analiz/Makale
  7. Bilim/Uzay
  8. Spor
  9. Yaşam/Kültür
  10. Fotoğraf
  11. Karikatür
  12. Video
    • فارسی
    • english
    • عربی
    • עברית
    • Pусский
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter
  • İran
  • Türkiye
  • Batı Asya
  • Dünya
  • Röportaj
  • Analiz/Makale
  • Bilim/Uzay
  • Spor
  • Yaşam/Kültür
  • Fotoğraf
  • Karikatür
  • Video

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Erdoğan, Şartlar Elverir Elvermez İran’a Gelecek

  • 03 Temmuz, 2026 - 18:23
  • İran haber
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Erdoğan, Şartlar Elverir Elvermez İran’a Gelecek

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyaretinin, uygun şartlar sağlandığı anda büyük bir heyet eşliğinde gerçekleşeceğini belirtti.

İran

Tesnim Haber Ajansı Uluslararası Grubu'nun bildirdiğine göre; İmam Hamanei’nin cenaze merasimine katılmak üzere Tahran’a gelen Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: "İran-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu üyeleriyle birlikte İran’dayız. Cumhurbaşkanımız ve Türk hükümeti adına, İran halkının acısını paylaşmak üzere buraya geldik. Bugün de İran Lideri Seyyid Ali Hamanei’nin cenaze törenine iştirak etmek için bu merasimde yer alıyoruz."

İran ve Türkiye Ortak Bir Medeniyete ve Geçmişe Sahiptir

Yılmaz, "İran ve Türkiye bu coğrafyanın iki kadim ülkesidir. Ortak bir medeniyete ve geçmişe sahibiz; iki kardeş ve komşu ülkeyiz. Bu doğrultuda, İran halkının acısı bizim acımız, sevinci de bizim sevincimizdir" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı sözlerine şöyle devam etti: "Ziyaretimizin başında İran Cumhurbaşkanı Sayın Pezeşkiyan ile oldukça olumlu ve yapıcı bir görüşme gerçekleştirdim. Ayrıca savaş sürecinde düzenlenen saldırılarda, özellikle bir okula yapılan saldırıda hayatını kaybedenler ve bu savaşın tüm kurbanları için taziyelerimizi ilettik."

İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptına değinen Yılmaz, "İran ile ABD arasında bir mutabakat zaptı imzalandı ve bundan büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye, savaşın başlamasını önlemek için çok büyük çabalar sarf etti. Sayın Erdoğan ve Dışişleri Bakanımız, aktif bir diplomasi yürüterek savaşın önüne geçmeye ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine gayret ettiler. Ancak ne yazık ki savaş başladı. Sonrasında da Türkiye, savaşın bir an önce son bulması için tüm imkanlarını seferber etti" ifadelerini kullandı.

Pakistan’ın arabuluculuğuna ve Katar’ın bu konudaki çabalarına dikkat çeken Yılmaz, "Bu hususta Pakistanlı kardeşlerimize en üst düzeyde destek verdik. Türkiye bu bölgede savaş istemiyor; biz istikrar istiyoruz ve bu bölgedeki tüm halkların huzur, istikrar ve refah içinde yaşamasını arzu ediyoruz. Bu çerçevede, oluşan sürecin başarıya ulaşması için tüm gayretimizi ortaya koyuyoruz" dedi.

İran ve ABD Arasındaki Mutabakatın Kalıcı Bir Barışa Dönüşmesini Hedefliyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Şu anda bir mutabakat zemini oluşmuştur ve bunun kalıcı bir barışa dönüşmesi son derece büyük bir önem taşımaktadır. Biz de bu doğrultuda çabalarımızı sürdürüyoruz. Elbette bu sürecin, özellikle İsrail tarafından zaman zaman provokatif eylemlerle karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Lübnan’da yaşananlar da bu durumun bir kanıtıdır. Dolayısıyla, bu provokasyonları boşa çıkarmak adına bölgede kalıcı bir barışın tesis edilmesi gerekmektedir ve biz de çalışmalarımızı bu yönde yürütüyoruz."

Erdoğan’ın İran Ziyareti Şartlar Oluşur Oluşmaz Gerçekleşecek

Yılmaz, Erdoğan’ın İran’a yapacağı ziyaretin zamanına ilişkin bir soruya ise şöyle yanıt verdi: "Bu ziyaret, şartlar müsait olduğunda gerçekleşecektir. İnanıyorum ki şartlar elverir elvermez Sayın Cumhurbaşkanımız, büyük ve üst düzey bir heyetle İran’a seyahat edecektir."

Türkiye ve İran arasındaki ticari potansiyele değinen Yılmaz, iki ülkenin önemli ticari ortaklar olduğunu hatırlattı. Mevcut potansiyelin jeopolitik gerilimler ve yaptırımlar gibi faktörler nedeniyle tamamen hayata geçirilemediğini belirten Yılmaz, durumun normale dönmesinin ardından Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey faaliyetlerinin yeniden aktif hale geleceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı; ulaştırma, sanayi ve ticaretten sınır kapılarının daha etkin çalıştırılmasına kadar iki ülke arasında çeşitli sektörlerde yapılması gereken önemli işler olduğunu ifade etti. İran'ın şu anda savaşın yaralarını sarmaya ihtiyaç duyduğu bir konumda olduğunu belirten Yılmaz, "Gelecek dönemde İran halkının ekonomik refahını artırma gündeminin odağa yerleşeceğine inanıyorum. Bu bağlamda Türkiye ile ilişkiler – ve özellikle ekonomik ilişkiler – bugünkü toplantıda ele alınan konular arasındaydı" dedi.

Türkiye ve İran Ekonomik İlişkilerini Çok Daha Hızlı Geliştirme Fırsatı

İki ülke arasındaki 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti: "Yaptırımların hafifletilmesi veya kaldırılması şu anda gündemde. Biz bu durumu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu yaptırımlar esasen İran halkını cezalandırmakta; İran halkının refahını düşürmekte ve tüm bölgedeki ekonomik faaliyetlere zarar vermektedir. Bu nedenle, yaptırımların hafifletilmesi ve nihayetinde kaldırılması hepimizin arzu ettiği bir gelişmedir. Böyle bir atmosferde, Türkiye ile İran arasındaki ilişkiler – ve bilhassa ekonomik ilişkiler – çok daha hızlı bir gelişme fırsatı yakalayacaktır."

Enerji Alanındaki İş Birliği En Önemli Konulardan Biri

Türkiye ve İran arasındaki enerji iş birliğine işaret eden Yılmaz, enerjinin en önemli başlıklardan biri olduğunu vurguladı. Türkiye’nin İran’dan doğalgaz ithal ettiğini ve iki ülke arasında bir boru hattı bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, ayrıca bir dönem Türkmenistan gazının İran üzerinden Türkiye’ye taşındığını, ancak bunun şu anda yaptırımlar sebebiyle askıya alınmış durumda olduğunu belirtti. Yılmaz, "İran ile enerji alanındaki iş birliği – gerek doğalgaz gerekse diğer alanlarda – bizim için en önemli konulardan biridir. Doğal olarak bu alanda da İran ile iş birliği yapmayı arzu ederiz" dedi.

Konuşmasının bir diğer bölümünde İsrail rejiminin bölgedeki eylemlerine değinen ve bölgesel istikrarın tesis edilmesinin kalıcı barış için hayati önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Şu noktanın altını çizmek istiyoruz: İsrail’in ‘Bunu kendi güvenliğim için yapıyorum’ iddiasıyla meşrulaştırmaya çalıştığı eylemler, aslında güvenlikle ilgili değildir; bu, tüm bölgenin istikrarını tehlikeye atan yayılmacı bir politikayı göstermektedir. Bu savaşın sadece insani maliyetleri olmadığını, aynı zamanda özellikle Hürmüz Boğazı bağlamında devasa çevresel ve ekonomik maliyetler yarattığını da gördük."

Yılmaz, küresel ekonomi, bölge ekonomisi ve ikili ilişkiler açısından bir an önce savaş öncesindeki normal şartlara dönülmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı son olarak şunları ekledi: "Bu bölgeyi manipüle etmek isteyen dış güçlerin, mezhepsel ve etnik çatışmaları körükleyerek bölgenin kaynaklarını sömürmeye çalıştığının da bilincindeyiz. Buna karşılık bizim görevimiz, bu farklılıklara saygı duyarken ortak noktalarımızı öne çıkarmak, ilişkileri geliştirip güçlendirmek ve bu tuzaklara ya da çatışmalara düşmeden bölge halklarının, milletlerinin ve ülkelerinin refahını artırmaktır. Bunun temel ön koşulu ise barış ve güvenlik ortamıdır. Güvenliğin olmadığı yerde kalkınma olmaz; ekonomik kalkınma güvenli bir ortamda gerçekleşir."

Bölgenin şu anda hassas bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz, "Provokasyonlara ve sabotaj eylemlerine karşı kırılgan bir dönemde olduğumuzu söyleyebiliriz. Hepimizin bu tür tehditlere karşı son derece uyanık olması gerekir" diyerek sözlerini tamamladı.

 
R1396/P
tasnim
tasnim
tasnim
  • Hakkında
  • İletişim
  • En Çok Okunan
  • Arşiv
bizi takip et:
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter

All Content by Tasnim News Agency is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.