Tesnim Haber Ajansı Uluslararası Haberler Grubunun Amerika Haberleri Masasına göre, Financial Times gazetesinde yayımlanan raporda, Donald Trump’ın daha önce "İslam Cumhuriyeti'nin hızlı bir şekilde teslim olmasıyla" sona ereceğini iddia ettiği savaştan çıkmak için sınırlı seçeneklere sahip olduğu belirtildi.
İran ile Umman arasında devam eden müzakerelere değinen gazete; bu görüşmelerin bir anlaşmayla sonuçlanması halinde, ortaya çıkacak sonucun Trump’ın İran’a karşı savaşı başlatırken ilan ettiği ilk hedeflerden oldukça uzak olacağını vurguladı.
Financial Times’a göre ABD yönetiminin İran’dan talepleri; nükleer programın sınırlandırılması, balistik füze üretiminin durdurulması ve müttefik gruplara verilen desteğin sonlandırılmasını içeren geniş bir paketten, Hürmüz Boğazı’nın savaş öncesi durumuna dönmesi yönündeki tek bir acil talebe geriledi.
Gazete, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun şu sözlerine yer verdi: "İran’ın nükleerden arındırılması nihai anlaşmadır; ancak şu anda en çok odaklanılan konu ve acil olan anlaşma Hürmüz Boğazı’dır."
Eleştirmenlerin görüşlerine dayandırılan raporda, böyle bir anlaşmanın Washington açısından stratejik bir geri adım anlamına gelebileceği ifade edildi. Zira İran, Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik kozunu ancak ABD’nin savaşı başlatmasından sonra kullandı ve şu anki olası herhangi bir anlaşma, bu kozu elinden almadan su yolunun kontrolünün bir kısmını Tahran’a bırakabilir.
Gazete ayrıca, ABD’deki hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimlerde görev yapmış eski Orta Doğu barış müzakerecisi Aaron David Miller’ın değerlendirmelerine yer verdi: "Bir zamanlar serbest ve kısıtlamasız olan durum artık öyle değil. Trump’ın İran ile yapacağı ve Tahran’ın kabul etmeye hazır olduğu bir anlaşmadan elde edebileceği, bu gerçeği değiştirecek neredeyse hiçbir kazanım yok."
Financial Times’ın haberine göre Washington, nükleer program konusunda da kendisini üstün konumda gören ve istediği an Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceğine inanan bir İran ile müzakere etmek zorunda. Bu durum, Trump’ın daha önceki "koşulsuz teslimiyet" talebinden çok uzak bir tabloya işaret ediyor.
Miller, Financial Times’a yaptığı açıklamada şunları ekledi: "Şu an itibarıyla Trump yönetiminin bu krizden kamuoyu nezdinde bir zafer olarak algılanacak bir sonuçla çıkabileceği bir yol görmüyorum."
Financial Times raporunun devamında, bu maliyetli savaştan çıkılacak her yolun, özellikle ABD ara seçimlerine üç aydan az bir süre kalmışken, Trump için ağır siyasi sonuçlar doğuracağını yazdı.
Gazete; küresel petrol fiyatlarının çatışmaların sona ereceği umuduyla gerilemesine rağmen, ABD’deki benzin ve motorin fiyatlarının halen yüksek seviyelerde seyrettiğini, aynı zamanda ABD’nin önleyici füze stoklarının da azaldığını belirtti.
Financial Times son olarak, ABD’nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Ratney’nin şu ifadelerini aktardı: "Savaşın daha da tırmanması bölgesel aktörlere ciddi zarar verebilir, petrol fiyatlarını artırabilir ve küresel enerji piyasasını riske atabilir." Ratney ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki belirli bir kontrol seviyesini tanıyan bir anlaşmanın, ABD’nin Fars Körfezi’ndeki müttefikleri ve Amerikalı mükellefler için hoş karşılanmayacağı uyarısında bulundu.