TASS haber ajansının aktardığına göre diplomat, düzenlediği basın toplantısında; internette yer alan ve şu anda Türkiye’de bulunan ABD yapımı büyük miktardaki silah ve mühimmatın Ukrayna’ya transfer edilebileceğine dair bilgilerin ABD Kongresi tarafından yayımlanan belgelere dayandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Bu bağlamda Rusya Dışişleri Bakanlığı, Amerikan ve Türk makamlarından konuyla ilgili açıklama talep etmiştir. Washington ve Ankara’dan yanıt beklemeyi sürdürüyoruz ve bu yanıtı almayı umuyoruz."
Zaharova, durumun Ukrayna krizinin çözüm perspektiflerine etkisi göz önüne alındığında Moskova’nın tarafların tepkisini beklediğini ekledi. Öte yandan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ofisi daha önce yaptığı açıklamada, Moskova’nın Ankara’nın Kiev’e olası silah sevkiyatı planlarına ilişkin talebi hakkında bilgi sahibi olmadığını bildirmişti. Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Ankara’nın bu konudaki tutumuna ilişkin ek soruları da yanıtsız bıraktı.
"Finlandiya’nın Kiev’e Silah Gönderimine Misillemeyle Karşılık Verilecek"
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ülkesinin Finlandiya’nın Ukrayna’ya silah sevkiyatı şeklindeki hasmane adımlarına uygun bir yanıt vereceğini beyan etti. Zaharova: "Finlandiya silahları Ukrayna sınırını geçtiği anda otomatik olarak Rusya Silahlı Kuvvetleri için meşru bir hedef haline gelecektir. Helsinki’nin hiçbir hasmane eylemi karşılıksız kalmayacaktır. Tamamen ulusal çıkarlarımıza uygun, ölçülü ve kaçınılmaz bir yanıt verilecektir" dedi.
Mariya Zaharova, Finlandiya’nın 2022’den bu yana Ukrayna’ya yaklaşık 4,5 milyar euro değerinde eşi görülmemiş boyutta mali ve maddi yardım sağladığını hatırlatarak, Helsinki’nin amacının savaş alanında Rusya’ya azami zararı vermek ve ülkesine sözde stratejik bir yenilgi yaşatmak olduğunu vurguladı.
Perşembe günü, Finlandiyalı "Innokas" şirketinin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu insansız hava araçlarını (İHA) üretmek üzere ülkede üretim kapasitesi oluşturmayı planladığı bildirilmişti. Şirket Yöneticisi Janne Kustamo, bu ortaklığın Finlandiya’da insansız sistemlerin üretimini genişletmeyi ve Ukrayna’ya sevk edilen ekipman hacmini artırmayı amaçladığını duyurdu.
"Ukrayna’nın Egemenliğinin Tek Garantörü Rusya’dır"
Mariya Zaharova, Rusya dışında Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti edebilecek başka bir ülke bulunmadığını ifade etti. Gazetecilerden birinin sorusunu yanıtlayan diplomat: "Ukrayna’nın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün tek garantörü Rusya olmuştur ve yalnızca Rusya olabilir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bu hususu defalarca vurgulamıştır" şeklinde konuştu.
Batılı ülkelerin Ukrayna’nın bağımsız ve müreffeh bir ülke olmasıyla ilgilenmediğini, çünkü böyle bir durumun Avrupa Birliği’ne hiçbir fayda sağlamayacağını belirten Zaharova, sözlerini şöyle sürdürdü: "Batı’nın son yıllarda izlediği hat göz önüne alındığında —ki burada kastım Batı’dır— ilkesel olarak Ukrayna’nın bir devlet olarak varlığı bile onlar için elzem değildir. Batı’nın Ukrayna’ya olan ilgisi yalnızca çıkar odaklı bir nitelik taşımaktadır."
"Washington’ın Seul ile Tatbikatları Azaltma Motifi Soru İşaretidir"
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Beyaz Saray’ın Güney Kore ile ortak askeri tatbikatların ölçeğini küçültme kararının arkasındaki gerekçeyi ancak ABD hükümet temsilcilerinin tam olarak açıklayabileceğine işaret etti.
Daha önce Donald Trump, Pentagon Başkanı Pete Hegseth’e Kore Cumhuriyeti ile yapılan ortak askeri tatbikatların ölçeğini küçültme talimatı vermiş ve gerekçe olarak bu tatbikatların Kuzey Kore’ye "hasmane bir mesaj" gönderdiğini belirtmişti. Zaharova, gazetecilerin bu adımın motivasyonuna ilişkin sorusuna yanıt olarak gazetecinin "açıklama almak için örneğin ABD Büyükelçiliği’ne veya resmi Amerikan makamlarına başvurmasının ve kararın gerekçesini onlardan öğrenmesinin daha doğru olacağını" hatırlattı.
Bağımsız ülkelerin ortak tatbikatların parametrelerini kendilerinin belirleyebileceğini ifade eden diplomat: "Önemli olan bu tatbikatların uluslararası hukuk kurallarına uygun olması, tehdit oluşturmaması, saldırgan bir nitelik taşımaması ve benzeri hususlardır" değerlendirmesinde bulundu.
Zaharova sözlerine şöyle devam etti: "Elbette muhtemelen doğrudan bizi ilgilendiren başka bir bileşen daha var. Biz de Asya-Pasifik bölgesinin bir parçasıyız ve yeni sınamalar, terörizm, deniz korsanlığı veya doğal afetlerle mücadele gibi ortak tehditlere karşı koymayı hedeflemeyen saldırgan tatbikatların durumu istikrarsızlaştırdığına defalarca dikkat çektik. Bu tür tatbikatlar güvenliği pekiştirmek bir yana, tam tersine zayıflatıyor. Dolayısıyla çatışma potansiyelini düşürmeyi ve bölgesel güvenliğe zarar verme riskini azaltmayı amaçlayan her türlü adım ancak memnuniyetle karşılanabilir. Fakat bu adımların arkasındaki motivasyonun ne olduğunu öğrenmek için Amerikan tarafına başvurmalısınız."