Tesnim Haber Ajansı - İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, ümmetin önderi ve İslami İran'ın büyük lideri Hazreti Ayetullah el-Uzma Hamaney'in, kuddise sırruh, şehadeti münasebetiyle yayınladığı bir bildiride bu büyük kaybı taziye etti.
Bu bildirinin metni şu şekildedir:
"Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler vardır. Onlardan kimi adağını yerine getirdi şehit oldu, kimi de sırasını beklemektedir. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler."
Ümmetin önderi ve İslami İran'ın büyük lideri Hazreti Ayetullah el-Uzma Hamaney, kuddise sırruh, mübarek Ramazan ayının onuncu günü olan cumartesi sabahı Amerika ve Siyonist rejimin kendi konutuna düzenlediği vahşice saldırılar sırasında yüce şehadet makamına erişmiş ve en yüce makama kavuşmuştur.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, bu büyük kaybı ve büyük liderin vefatını Hazreti Bakiyyetullah el-A’zam'ın, ruhumuz ona feda olsun, huzuruna, onurlu İran milletine, İslam ümmetine ve dünyadaki tüm özgür insanlara tesliyet arz ederken, bu cinayeti şiddetle kınamaktadır.
Amerika ve Siyonist rejimin, toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğe yönelik askeri bir saldırı kisvesi altında İslami İran'ın yüce liderine ve ülkenin diğer üst düzey yetkililerine yönelik devlet terörü; insanlık toplumu tarafından kabul gören tüm normatif ve ahlaki ilke ile temellere yönelik vahşice bir tecavüz ve Birleşmiş Milletler Şartı ile uluslararası hukukun kesin kurallarının en fahiş ihlali sayılmaktadır.
Dışişleri Bakanlığı, tüm ülkelerin dikkatini, İran'a yönelik askeri saldırının, ülke liderlerinin terör edilmesinin ve masum sivillerin katledilmesinin uluslararası ilişkilerde son derece tehlikeli bir emsal olduğuna ve küresel düzeyde çıplak gücün ile dizginlenmemiş zorbalığın hakimiyetine doğru korkunç bir dönüş olduğuna çekmektedir.
Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi bir üyesi olarak Amerika Birleşik Devletlerinin ve ayrıca Birleşmiş Milletlere üye her bir devletin; gücü dizginlemek ve devletlerarası ilişkilerde zorbalığın tahakkümünü önlemek için asırlar süren insanlık deneyiminin ürünü olan ilke ile kuralları koruma konusundaki uluslararası sorumluluğunu hatırlatmaktadır.
Hiç şüphesiz Amerika ve Siyonist rejimin organize zulmü ile cinayeti karşısında oyalanmak ve eylemsiz kalmak, zalimlerin ile suçluların cesaretlenmesine yol açacak ve bunun nesiller boyu sürecek etkileri ile sonuçları tüm dünyayı etkileyecektir. Gerginliği ve yaptırımları önlemek için yürütülen diplomatik bir sürecin ortasında Amerika ve Siyonist rejimin İran'a yönelik bu yeni askeri saldırısı, bu iki rejimi dünya kamuoyunda her zamankinden daha fazla izole edecek ve bölgede daha fazla istikrarsızlığı körükleyecek düşmanca ile saldırganca bir eylemdir.
Bu açık tecavüzün ve korkunç cinayetin ardından İran İslam Cumhuriyeti, toprak bütünlüğünü, ulusal egemenliğini ve halkının güvenliğini savunmaya yönelik meşru hakkını saklı tutmaktadır ve gerekli ile kararlı yanıtı uygun zaman ile mekanda verecektir.
Bu büyük liderin şehadeti, yolun sonu değil, aksine tarihi sorumluluk alma konusunda yeni bir aşamanın başlangıcı olacaktır. Büyük İran milleti, Allah'a tevekkül ederek ve kendi medeniyeti ile tarihinin paha biçilmez mirasına dayanarak; bağımsızlık, izzet ve ilerleme yolunu kararlılıkla sürdürecek ve bu büyük şehidin pak kanının çiğnenmesine izin vermeyecektir.