Tesnim Haber Ajansı Hükümet Servisi'nin bildirdiğine göre, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bu akşam, 16 Nisan 2026 Perşembe gecesi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir ile yaptığı görüşmede; Asım Munir'in ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in arabuluculuk sürecindeki ve ateşkesin sağlanmasını kolaylaştırmadaki etkin rollerini takdir ederek, İslamabad müzakereleri sırasında İran heyetine gösterilen layık ev sahipliğinden dolayı teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı, İran İslam Cumhuriyeti'nin İslam dünyasına yönelik ilkeli yaklaşımını vurgulayarak şunları ifade etti: "İran İslam Cumhuriyeti tüm İslam ülkelerini kardeşi olarak görmektedir ve bu bakış açısı Hz. Peygamber'in (s.a.v) sünnetine dayanmaktadır. Bununla birlikte, son dönemde bölgedeki ABD askeri üslerinin hedef alınması, savunma gereksinimleri çerçevesinde ve dayatılan koşullara bir yanıt olarak gerçekleştirilmiştir."
Bölgedeki savaşların ve istikrarsızlıkların birçoğunun kaynağının, Siyonist rejimin İslam ülkeleri arasında bölünme yaratma komploları olduğunu belirten Pezeşkiyan, şunları kaydetti: "İslam ümmeti dayanışma ve işbirliği ile Siyonist rejimin İslam topraklarını bizzat Müslümanlara karşı kullanmasını engellemelidir. Şüphesiz, İslam ülkeleri birlik olursa, bu rejimin bölgeyi savaşa sürükleme ihtimali ortadan kalkacaktır."
Pezeşkiyan ayrıca, Amerika ve Siyonist rejimin İran'a yönelik cani ve yasadışı saldırılarına değinerek şu ifadeleri kullandı: "Yüce Liderimizin şehadetine, okulların ve hastanelerin yıkılmasına, çocuklarımızın ve masum halkımızın kanlara bulanmasına yol açan bu eylemler hangi yetkiyle ve hangi gerekçeyle gerçekleştirilmiştir?"
Cumhurbaşkanı sözlerine şöyle devam etti: "Görevi devraldığımız günden bu yana tüm çabamız, ülkede ve bölgede dostluk ile kardeşliği güçlendirmek üzerine kuruludur. Ancak daha en başından itibaren Amerika ve Siyonist rejim tarafından düşmanca ve kışkırtıcı eylemlere tanık olduk. Buna rağmen İran bölgede istikrarsızlık peşinde değildir; komşu ve bölge ülkeleriyle kardeşçe ilişkilerini geliştirmek istemektedir."
Savaşın durdurulması konusundaki çabalarından dolayı bir İslam ülkesi olarak Pakistan'ın rolünü özel olarak takdir eden Cumhurbaşkanı, "Pakistan'ın sorumlu ve ısrarlı çabaları memnuniyet vericidir. Diğer İslam ülkeleri de benzer bir yaklaşım benimsemelidir; zira bu durumda İslam ümmetinin düşmanları kendi hedeflerini ilerletemeyeceklerdir" dedi.
İran'ın uluslararası hukuk çerçevelerine bağlılığını vurgulayan Pezeşkiyan, "İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası yasalar çerçevesinde kendi ulusunun haklarını aramanın peşindedir. Savaş sona erdikten sonra, bölge ülkelerinin karşılıklı işbirliklerini güçlendirerek kalıcı barış ve güvenliğe zemin hazırlamaları elzemdir" diye ekledi.
Pezeşkiyan, "Bölge ülkeleri neden kendi güvenliklerini bağımsız olarak sağlayamasın?" sorusunu yönelterek şunları belirtti: "Avrupa'nın kendi güvenliğini NATO gibi mekanizmalar aracılığıyla yönettiği gibi, İslam ülkeleri de dini ve kültürel ortak noktalarına dayanarak kendi sorunlarını kolektif bir işbirliği çerçevesinde çözebilirler."
Savaşın hiçbir tarafın çıkarına olmadığını belirten Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu çatışmada Amerika galip gelemeyecektir. Ciddi zararlar görecek olanlar bölge ve dünya ülkeleridir; bu arada sadece Siyonist rejim kendi hırslarını gerçekleştirmenin peşindedir."
Cumhurbaşkanı ayrıca, Amerika'nın taahhütlerini defalarca ihlal etmesi, müzakereler sırasında saldırılar düzenlemesi ve yetkililere suikastlar yapması nedeniyle İran halkının Amerika'ya karşı duyduğu güvensizliği hatırlatarak şunları vurguladı: "Böyle bir duruma rağmen İran İslam Cumhuriyeti, Pakistan da dahil olmak üzere dost ülkelerle olan kardeşçe ilişkilerine dayanarak bu yola girmiştir; ancak doğal olarak kendi ulusunun çıkarlarını güçlü bir şekilde takip edecektir."
Pezeşkiyan ayrıca Pakistan Genelkurmay Başkanı'ndan, İran İslam Cumhuriyeti'nin sıcak selamlarını Pakistan Başbakanı'na ve asil halkına iletmesini rica etti.
Bu görüşmede Asım Munir de Dr. Pezeşkiyan ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İran İslam Cumhuriyeti'nin misafirperverliğini takdir etti ve Büyük Ayetullah Hamaney'in, İranlı komutanların ve vatandaşların şehadeti dolayısıyla Pakistan Başbakanı ile halkının derin taziye mesajını iletti.
Pakistan Genelkurmay Başkanı bölgedeki mevcut gelişmelere atıfta bulunarak şunları ifade etti: "Bu savaş sona erecek olsa da bölge önceki durumuna dönmeyecektir. Tüm ülkelerin bölgenin yeniden inşası, istikrarı ve huzuru için ortak bir işbirliği içinde olması zaruridir."
Munir ayrıca, bu kriz boyunca Çin, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye'nin diplomatik süreçlere verdiği desteğe dikkat çekerek, bu işbirliklerinin sürdürülmesinin önemini vurguladı.
Asım Munir sözlerine şöyle devam etti: "Kriz ve savaş dönemlerinde ülkeler arası ilişkilerin önemi, barış zamanından daha fazla ortaya çıkar ve bu tür ziyaretler dostluktaki samimiyetin göstergesidir. İran ve Pakistan köklü dini, tarihi ve kültürel ortak noktalara sahiptir ve bu durum daha geniş çaplı işbirliklerine zemin hazırlayacaktır."
Savaşı sona erdirmek için devam eden çabalara vurgu yapan Munir, "Çok yakında bir anlaşmaya varabileceğimize inanmakla birlikte, bu savaşın yıkım ve zarardan başka bir getirisi olmayacağının altını çiziyoruz" dedi.
Pakistan Genelkurmay Başkanı ayrıca müzakere süreci hakkında bir rapor sunarak, yakın gelecekte bir anlaşmaya varılması ve savaşın sona ermesi yönündeki umudunu dile getirdi.