Tesnim Haber Ajansı siyasi muhabirinin haberine göre, son haftalarda Rıza Pehlevi siyasi destek sağlamak amacıyla bir Avrupa turu düzenledi, ancak bu ziyaretlerin ayrıntıları ve Avrupa medyasının tepkileri, bu girişimlerin ne tek tip ve resmi bir karşılamayla karşılaştığını ne de bazı durumlarda ev sahipleri tarafından güvenlik sorunları ve sert eleştirilerle karşılandığını göstermektedir.
Geçen hafta Stockholm'e gitti; destekçilerinin başından itibaren İsveç Parlamentosu'nda bir konuşma yapacağını duyurduğu bu ziyaret, gerçekte farklıydı çünkü bu görüşme parlamentonun tatil gününde ve ana salonda değil, bir yan odada gerçekleştirildi. Bu kabul düzeyi, sosyal medya kullanıcıları ve muhalifleri tarafından alay ve eleştiri konusu oldu.

İsveç'in ardından sıra Roma'ya geldi. Pehlevi İtalya'da aşırı sağcı Lega ve Forza Italia partilerinin temsilcileriyle bir araya geldi, ancak en önemli olay, iktidardaki İtalya'nın Kardeşleri partisinin (Giorgia Meloni liderliğindeki) içinden gelen protestoydu. İtalya'nın eski Dışişleri Bakanı Giulio Terzi, sert bir bildiri yayınlayarak Pehlevi'yi "babası SAVAK'la binlerce İranlıyı öldüren bir diktatörün oğlu" olarak nitelendirdi.
Bu açık ayrışma, Pehlevi'nin muhafazakar Avrupalılar arasında bile oy birliğiyle desteklenmediğini ve toplantılarının sadece birkaç milletvekiliyle görüşmekle sınırlı olduğunu, hükümet veya parlamentodan resmi bir davet almadığını gösterdi.
Avrupa Parlamentosu bile İran muhalefeti odaklı bir toplantı düzenledi; bu toplantıya Mustafa Hecri ve Abdullah Muhtedi gibi terör örgütü liderleri davet edildi, ancak Pehlevi bu listede yer almadı.
Son günlerde İsveç'in Fokus dergisi, Rıza Pehlevi'nin ziyareti vesilesiyle yaptığı bir analizde onun siyasi projesini eleştirdi. Bu dergi, Pehlevi'nin destekçilerinin abarttığının aksine, konuşmasının ana bina değil, parlamentonun eski binasında yapıldığını ifşa etti. Diğer İran karşıtı grupların asla Pehlevi'nin bayrağı altında toplanmayacağını belirten dergi, kendisine 'veliaht' diyenlere karşılık olarak Pehlevi'nin eleştirmenlerinden alıntı yaparak "Ortada hiçbir saltanat yokken, birinin veliahtı ne olur?" diye yazdı.
Yazar ayrıca, Pehlevi'nin İsveç'e davetine yönelik eleştirel bir tweet'in ardından hemen olumsuz yorumlar alan Pehlevi yanlısı hesapların siber faaliyetlerine de dikkat çekti.
Yazar, ABD'nin Pehlevi lehine askeri müdahalesi ve Pehlevi gibi savaş çığırtkanlarının peşinde olduğu şeyler konusunda da şüphelerini dile getirerek şunları yazdı: "Gerçekten birisi, ABD Başkanı'nın rejimi devirmek için İran topraklarına askeri güç gönderme emri vereceğine inanıyor mu? Böyle bir eylem binlerce Amerikan askerinin hayatına mal olacaktır."
Dergi sonunda şunları yazdı: "Rıza Pehlevi'nin hırsları hakkında ne düşünürsek düşünelim, durum onun için gerçekten karanlık görünüyor. Ancak onun İran dışındaki saltanat yanlısı çevresinin heyecanı bir ölçüde anlaşılabilir, fakat bazı İsveçli siyasetçilerin ve bazı gazetecilerin, Pehlevi'nin eski parlamento binasındaki konuşma kürsüsü önünde çektirdikleri selfieleri sosyal medyada mutlulukla paylaşmalarının heyecanı anlaşılabilir değildir."