1. İran
  2. Türkiye
  3. Batı Asya
  4. Dünya
  5. Röportaj
  6. Analiz/Makale
  7. Bilim/Uzay
  8. Spor
  9. Yaşam/Kültür
  10. Fotoğraf
  11. Karikatür
  12. Video
    • فارسی
    • english
    • عربی
    • עברית
    • Pусский
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter
  • İran
  • Türkiye
  • Batı Asya
  • Dünya
  • Röportaj
  • Analiz/Makale
  • Bilim/Uzay
  • Spor
  • Yaşam/Kültür
  • Fotoğraf
  • Karikatür
  • Video

Bekayi: ABD ile Görüşmeler Pakistan'ın Arabuluculuğuyla Devam Ediyor

  • 18 Mayıs, 2026 - 11:51
  • İran haber
Bekayi: ABD ile Görüşmeler Pakistan'ın Arabuluculuğuyla Devam Ediyor

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin Umman ile sürekli temas halinde olduklarını söyledi.

İran

Tesnim haber ajansının dış politika muhabirinin bildirdiğine göre, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bekayi, konuşmasının başında Hizmet Şehitleri'nin anısını yâd ederek "Bu şehitlerin ruhlarına selam gönderiyor, bu vatana hizmet yolunda çaba gösteren tüm şehitlerin gayretleri önünde saygıyla eğiliyoruz" dedi.

Hürmüz Boğazı Konusunda Umman ile Sürekli Temas

Bekayi, Hürmüz Boğazı ve bu konuda İran ile Umman arasındaki istişarelere ilişkin şunları söyledi: "Hürmüz Boğazı tüm dünya için son derece önemli bir su yoludur. Biz bu güzergâhta güvenli seyrüseferin korunması için her zaman büyük çaba sarf ettik ve seyrüseferin tam güvenlik içinde gerçekleşmesine ihtimam göstermeyi sürdürüyoruz."

Hürmüz Boğazı İran ve Umman'ın karasularında yer almakta olup, iki ülke tüm ülkeler için güvenli seyrüsefer konusunda güvence sağlamayı kendilerine vazife addetmektedir.

"28 Şubat'ta meydana gelen hadise, ABD ve Siyonist rejimin saldırısıydı ve bu durum, ulusal güvenliğimiz için uluslararası hukuk çerçevesinde izin verilen birtakım tedbirler almamıza yol açtı. Bu süreç devam etmekte olup, bu görevi hayata geçirecek bir mekanizmanın oluşturulması için Umman ile sürekli temas halindeyiz. Geçtiğimiz hafta Maskat'ta uzman heyetler arasında bir görüşme gerçekleşti ve temaslar sürüyor."

Bölgedeki Hiçbir Ülkeyle Düşmanlığımız Yok

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, BAE'nin İran'a saldırma niyeti ve Siyonist yetkililerin BAE'ye yaptığı ziyaretlere dair haberlerin yayımlanmasına tepki göstererek şöyle konuştu: "Biz, bu haberlerle asıl tehdidin hangi taraftan geldiği gerçeğini unutacak değiliz. Bizim bölgedeki hiçbir ülkeyle düşmanlığımız yok; hepsiyle komşuyuz. Herkesi, ayrılık yaratmaya yönelik dış kaynaklı desiselere karşı dikkatli olmaya davet ediyoruz."

"Bölge ülkeleri son olaylardan ders çıkarmalıdır. ABD'nin varlığının güvenlik getirmediğini, herkes için güvensizliğe yol açtığını, kalkınmayı ve refahı tehlikeye attığını gördüler. Gidiş gelişlerin olduğu bizim gözümüzden kaçan bir şey değildi, ancak bunun sonucu ne oldu? Siyonist rejimin bölgedeki suçlarını sürdürmekte daha da cesaretlenmesinden başka bir işe yaramadı. Biz ne kadar sitemkârsak, bölge ülkelerinden de o kadar talepte bulunuyor ve bölge güvenliğinin, bölge ülkeleri arasında güven tesis edilmesini ve içsel bir güvenlik mekanizması oluşturulması çabalarını gerektirdiğini vurguluyoruz."

Müzakere Süreci ve İran'ın Önerilere Yanıtı

Bekayi, müzakere süreci, İran'ın önerilere yanıtı ve ABD'nin önerilerinin içeriğine ilişkin haberler hakkında "Yakın değil ve bunlar spekülasyondan ibaret. Bu iki yıl içinde uranyum zenginleştirme konusu defalarca gündeme getirildi ve her zaman bunun hiçbir dayanağı olmadığını söyledik" ifadelerini kullandı.

"Görüşme süreci devam eden bir süreçtir. Biz 14 maddelik planı sunduktan ve Amerikan tarafı kendi mülahazalarını ilettikten sonra biz de görüşlerimizi bildirdik. Pakistanlı arabulucu aracılığıyla bir dizi düzeltici nokta ve mülahaza aldık. Bizim nokta görüşlerimizin Pakistan tarafından iletilmesinin ertesi günü, karşı tarafın öneri paketiyle karşılaştık ve bizim nokta görüşlerimiz de iki gece önce iletildi. Bu hak, bizim müzakere edeceğimiz bir şey değildir. İran'ın zenginleştirme hakkı NPT'ye dayanarak tanınmıştır ve başkasının tanımasına ihtiyaç yoktur. Biz her adımda ülkenin ilkesel duruşunu kararlılıkla ilerleteceğiz."

Denizlerdeki Güvensizliğin Sorumlusu ABD'dir

Bekayi, ABD'nin İran aleyhine hazırladığı karar tasarısı hakkında şunları söyledi: "Bu, İran aleyhine karar çıkarmaya yönelik üçüncü girişimdir. Kabul edilen ilk karar, gerçekleri ters yüz etmesi ve yalnızca İran'ı muhatap alması bakımından son derece skandaldı. İkinci karar ise Çin ve Rusya'nın sorumlu bir tutumla vetosuyla karşılaştı."

"Son günlerde bir başka karar konusu gündemde olup, bu da önceki iki kararın modeline, yani yaşanan gerçekleri görmezden gelmeye dayanmaktadır. Güvenlik Konseyi, güvensizleştirmeden yalnızca İran'ı sorumlu tutamaz. Biz, Çin ve Rusya da dahil olmak üzere ülkelerle sürekli temas halindeyiz. Onlar da denizlerdeki güvensizliğin müsebbibinin ABD olduğunu çok iyi biliyorlar. ABD'nin kendisi de deniz haydutluğu yaptığını itiraf etti."

ABD'nin İran'a Karşı Suçunun Hukuki Takibi

Bekayi, Tesnim'in ABD'nin İran'a karşı işlediği suçun hukuki takibine ilişkin sorusuna şu yanıtı verdi: "Hukuki süreçler zaman alan ve süreklilik gerektiren süreçlerdir. İlk iş ABD'nin suçlarının belgelendirilmesidir ki bunu daha ilk saatlerden itibaren, hem önceki dayatma savaş hem de son savaş sırasında yaptık."

"Son savaştan bir iki gün önce İran-Amerika Hakem Heyeti'ne ABD'nin İran'ın içişlerine müdahalesi ve yaptırımları sebebiyle bir dava dilekçesi kaydettirdik. Bu dava kayıt altına alındı ve aşamaları takip ediliyor."

"Son savaşla ilgili olarak, yeni boyutları ortaya çıkmakta olan Minab Okulu da dahil olmak üzere, uluslararası merciler nezdinde başvurularımızı yaptık. Tüm konuları türlerine göre takip ediyoruz. Dünya Sağlık Örgütü nezdinde sağlık merkezlerine karşı işlenen suçu kayda geçirdik."

Hürmüz Boğazı'ndan Geçiş İçin Ücret Alındığı İddialarına Tepki

Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için ücret alındığı iddialarına ilişkin olarak "Hürmüz Boğazı'nda güvenli seyrüseferin sağlanmasına yönelik yeni düzenlemeler konusunu mali bir meseleye indirgemek, meselenin özünden sapmadır" dedi.

"Her kıyı devletinin sunduğu hizmetler karşılığında ücret alması doğaldır, ancak meselenin özü güvenli seyrüseferin güvence altına alınması ve ulusal güvenliğin korunmasına yönelik eylemdir. Meydana gelen olaylar 28 Şubat'tan itibaren vuku bulmuştur ve bunun hukuki bir dayanağı vardır. İran ve Umman'ın iki kıyı devleti olarak uluslararası hukuka dayalı bir güvenli seyrüsefer mekanizması oluşturması, elbette birtakım masrafları beraberinde getirecektir."

İran'a Karşı Savaşın Medya Değerlendirmeleri

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İran'a karşı savaşa dair medya değerlendirmeleri hakkında "Bizim için kendi değerlendirmemiz önemlidir. Biz kendi kabiliyetlerimizi tanıyor ve gelecek planlarımızı buna göre yapıyoruz" açıklamasında bulundu.

İran'ın Müzakereler İçin Şartlarına Dair Haberlere Tepki

Bekayi, İran'ın müzakereler için şartlarına ilişkin medya haberleriyle ilgili olarak şunları söyledi: "Şu 'bilgi sahibi kaynaklardan' bir kurtulabilsek. Hangi ifadeyle tanımlayacağımız ille de müzakere heyetinin inisiyatifinde değil. Medya belki uygun gördüğü şekilde adlandırabilir, ancak bizim taleplerimiz nettir. Örneğin mal varlıklarının serbest bırakılmasıyla ilgili olarak belki şart diyebilirler, ama ben bunun talebimiz olduğunu söylüyorum. Karşı tarafın bize para vermesini beklemiyoruz; ancak bu paraların tahsili meşru bir taleptir. Dolayısıyla dile getirilen hususlar, her müzakerede takip edilen İran'ın talepleridir."

Müzakere Masasında Tehditlerden Bağımsız Şekilde İran Halkının Çıkarlarına Odaklanıyoruz

Bekayi, ABD'nin baskılarına değinerek şu ifadeleri kullandı: "ABD'nin araçlarından biri bu ekonomik baskıdır, ancak tehdit ve baskıyla bizi İran halkının haklarını takipten caydıramayacaklarını gördüler. Biz gelişmeleri izliyor ve müzakere masasında tehditlerden bağımsız şekilde İran halkının çıkarlarına odaklanıyoruz. Tehditler konusuna gelince, karşı taraflardan en ufak bir hata gelmesi durumunda iyi bir karşılık verebiliriz. Bugünlerde meydanlarda 'Sen efsanevi bir savaşçısın, vur ki iyi vurursun' deniyor."

ABD Hiçbir Zaman Güvenilir Taraf Olarak Görülmez

Bekayi, ABD'nin müzakere masasına bir kez daha ihanet etme ihtimali üzerine şunları kaydetti: "Diplomasiye yeterince ihanet ettiler ve bunun sonucunu gördüler. ABD hiçbir zaman güvenilir taraf olarak görülmez. Çelişkili açıklamaları, dünyada hiç kimsenin ABD diplomasisini ciddiye almamasına yol açtı. Biz de her diplomatik sürece İran'ın çıkarlarını korumak için yoğun bir güvensizlikle katıldık."

"Akıl, her süreçte geçmiş sicili göz önünde bulundurmayı emreder; ancak bu, Allah'a güvenip dayanarak diplomatik süreçlere katılmamıza engel değildir."

İran ve Irak İlişkileri Derin ve Köklüdür

Bekayi, İran-Irak ilişkilerine dair olarak "İran ve Irak ilişkileri derin ve köklü olup, hükümetlerin değişimi iki ülke ilişkilerini etkilemez. Bu vesileyle Irak'ın saygıdeğer yeni Başbakanı'nı tebrik ediyor ve Irak'ın her geçen gün daha da bayındır hale gelmesini temenni ediyorum" dedi.

Kuveyt'teki İran Vatandaşlarının Serbest Bırakılması İçin Takip

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Kuveyt'teki İran vatandaşlarının serbest bırakılması çabalarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu eylem kabul edilemez ve yakışıksızdı. Bu konuda haberler üzerinden yapılan atmosfer oluşturma çabası bizim için anlaşılır değil; zira iki komşu ülkenin ilişkileri, bunun diplomatik kanallarla yansıtılmasını gerektirirdi. Bir İran sahil güvenlik botuna saldırıp suçlamada bulunmak, iyi komşuluk ilkesiyle bağdaşmaz. Kuveyt tarafı, güvenliğe değer vermeyen diğer tarafların klişelerine kapılmamalıdır."

Bu Savaşın Siyonist Rejimin Maksatlarını İlerletmek Dışında Hiçbir Gerekçesi Yoktu

Bekayi, İran ile Trump'ın görüş ayrılığına dair "Bu, Amerikan yönetimi tarafından İran halkına karşı başlatılmış ve Amerikan vatandaşlarına da büyük maliyet yüklemiş bir savaştır ve yalnızca Siyonist rejimin ihtiraslarını tatmin etmeye yaramaktadır. Bu çelişkili ifadeler, bu savaşın Siyonist rejimin maksatlarını ilerletmek dışında hiçbir gerekçesi olmadığını göstermekte ve Amerikalı yetkililer bu bakımdan kendi halklarına ve dünyaya karşı hesap vermelidir" dedi.

ABD Deniz Haydutu Gibi Davranıyor

Bekayi, Çin ve ABD liderlerinin görüşmesi ve İran hakkındaki istişarelere yönelik olarak şunları söyledi: "Zannedersem Hürmüz Boğazı konusunda Çin ile bir görüş ayrılığımız yok. Hürmüz Boğazı'ndan güvenli seyrüseferle ilgili olarak, bu durumun ortaya çıkmasına İran mı sebep oldu? Biz de Hürmüz Boğazı'nda güvenli seyrüsefer için gerekli zeminin sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Güvenli seyrüsefer mekanizması konusundaki ısrarımızın sebebi de son iki üç ayda yaşananların tekrarlanmasının önüne geçmektir."

"Açık denizlerde güvensizliğe yol açan ve deniz haydutu gibi davranan taraf ABD'dir. Çin, büyük bir ekonomiye sahip ülke olarak, gemilerinin güvenli seyrüseferi için elbette ABD'den bu konuda talepte bulunma hakkına sahiptir."

Bölge Ülkeleri Arasındaki Her Türlü Ayrılık Üçüncü Tarafların Suistimaline Yol Açar

Bekayi, Arap ülkeleriyle ilişkilere değinirken şu ifadeleri kullandı: "Sayın Bakan'ın savaş sonrası ilk ziyareti bölgedeki bir Arap ülkesine oldu ve Umman'a seyahat etti. Bölge ülkeleriyle temas halindeyiz ve ilişkileri iyi komşuluk ilkesi temelinde sürdürmeye çalışıyoruz. Evet, ABD ve Siyonist rejimin eylemleri ve bölge ülkelerinin kötü performansı nedeniyle ilişkilerin yara aldığının farkındayız, ancak bu yaraların sarılması gerekiyor. Bölge ülkeleri arasındaki her türlü ayrılık, bölgenin zayıflamasına ve üçüncü tarafların suistimaline yol açacaktır."

ABD'den Tazminat Alınması

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'den tazminat alınmasına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: "Hasar miktarı konusunda ekonomik kurumlar yetkili olup bu konuda görüş bildirebilir. Bu hususta kesin bir değerlendirme yapıldığını ve konunun incelenmekte olduğunu biliyorum. Pek çok husus zamanla netleşecektir."

"Kürdistan'a yaptığım seyahat sırasında İran'ın tarihi eserlerine verilen zararı fark ettim; bu zarar rakamlarla ifade edilebilir mi! Bu konu sürekli olarak takip edilmektedir. Tazminat talebi mantıklı bir taleptir; zira savaşın hiçbir mantıklı gerekçesi ve dayanağı yoktu, dolayısıyla saldırgan taraflar hesap vermelidir."

Galibaf'ın Çin İşleri Özel Temsilcisi Olarak Atanması

Bekayi, Galibaf'ın Çin İşleri Özel Temsilcisi olarak atanması hakkında "Çin konusunda her zaman bir özel temsilcimiz olmuştur. Daha önce Şehit Laricani bu görevi yürütüyordu, şimdi ise Dr. Galibaf. Bu, Çin ile ilişkilere verdiğimiz önemi göstermektedir.

Çin ile ilişkiler, makro bir bakış açısıyla karar alınmasını gerektirecek kadar önemlidir" dedi.

Güney Kore ile İyi İkili İlişkilerimiz Var

Bekayi, Arakçi'nin Güney Koreli mevkidaşıyla yaptığı istişare ve Fars Körfezi'nde bir Güney Kore gemisine saldırıldığı iddiası hakkında şu açıklamayı yaptı: "Bu, Güney Kore Dışişleri Bakanı'nın Sayın Arakçi ile üçüncü telefon görüşmesiydi. Bizim Güney Kore ile iyi ikili ilişkilerimiz var ve Güney Kore'nin kendi endişelerini taşıması da bu yüzdendir. Meydana gelen hadiseyle ilgili olarak bizim için de bunun hangi aktör tarafından gerçekleştirildiği soru işaretidir."

"Bu bölgede meydana gelen her olayda olduğu gibi bunu da inceleyeceğimizi vurguladık. Herkes şuna dikkat etmelidir ki, bazı taraflar sahte bayrak dahil hiçbir eylemden geri durmamaktadır. Sahte bayrak olayları defalarca yaşanmıştır."

Tüm Gücümüzle Her Senaryoya Hazırız

Bekayi, İran-ABD gerilimi ve savaş ihtimaline dair olarak şu değerlendirmede bulundu: "Diplomasimizin akıllıca olduğundan şüpheniz olmasın; kararlılıkla takip ediyoruz. Bununla birlikte, karşı tarafların çelişkili davranışlarının etkisi altında kalacak değiliz. Tüm gücümüzle her senaryoya hazırız. Her türlü aptalca eyleme karşı tüm gücümüzle savunma yaparız ve askeri güçlerimizin sürprizleri olacaktır."

Bölge Güvenliği Bölge Ülkelerinin Ulaşacağı Mekanizmalar Temelinde Planlanmalıdır

Bekayi, Suudi Arabistan'ın bölge ülkeleri arasında bir güvenlik planı imzalanması önerisine ilişkin olarak "Belirli bir planın gündeme getirildiğini söyleyemem. ABD'nin dayattığı güvensizlik karşısında tüm ülkeler elbette bölge güvenliği üzerine kafa yormaktadır. Biz, bölge güvenliğinin bölge ülkelerinin üzerinde uzlaşacağı mekanizmalar temelinde planlanması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Tüm Odağımız Savaşın Sona Erdirilmesidir

Bekayi, Trump'ın İran'ın uranyum zenginleştirmesinin 20 yıl süreyle askıya alınmasına dair açıklamasına tepki göstererek "Şu anda odağımız savaşın sona erdirilmesidir ve nükleer meseleyle ilgili olarak haklarımızdan geri adım atmayacağımızı vurguladık. Nükleer meselenin ayrıntılarını tartışmadık ve tüm odağımız savaşın sona erdirilmesi üzerinedir" ifadelerini kullandı.

Arakçi'nin Çin ve Hindistan Ziyaretlerinin Kazanımları

Sözcü, İran Dışişleri Bakanı'nın Çin ve ardından BRICS toplantısına katılmak üzere Hindistan'a yaptığı ziyarete ilişkin olarak şunları kaydetti: "Sayın Arakçi'nin Hindistan ziyaretinde odak, BRICS ile bağlantılı konular üzerindeydi. Orada katılımcı bazı dışişleri bakanlarıyla istişarelerde bulunuldu."

"Çin'de ise odak ikili ilişkilerdi; zira Çin ile çok iyi bir ilişkimiz var. Stratejik Ortaklık Anlaşması, iki ülke arasındaki işbirliği için önemli bir temel teşkil etmektedir. Doğal olarak bölgedeki gelişmeler ve ABD'nin hukuk tanımazlığının sonuçları hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Uluslararası düzeyde İran-Çin işbirliği de gündem maddelerinden biriydi."

"Uluslararası barışın korunmasında önemli sorumluluk taşıyan Çin ve Rusya ile ilişkilerimizi sürdürmeliyiz."

İran Milli Futbol Takımının Bazı Üyelerine Vize Verilmemesi Kabul Edilemez

Bekayi, İran Milli Futbol Takımı'nın ABD'ye gönderilmesi ve üyelerine vize verilmesi konusuna ilişkin olarak "Milli futbol takımının Dünya Kupası'na katılımına dair karar, çeşitli değerlendirmeler temelinde alınmıştır. Milli takım ve teknik kadronun katılımı için vize verilmesi ev sahibi hükümetlerin görevidir. Burada FIFA bizim tarafımızdadır" dedi.

"İki gün önce FIFA yöneticileri ile Futbol Federasyonu yöneticileri arasında bir görüşme gerçekleşti. ABD'nin ev sahipliği yükümlülüklerini defalarca ihlal ettiği vurgulandı. Bazı üyelere vize verilmemesi yönünde gündeme getirilen tartışmalar asla kabul edilebilir değildir."

 
R1729/P
tasnim
tasnim
tasnim
  • Hakkında
  • İletişim
  • En Çok Okunan
  • Arşiv
bizi takip et:
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter

All Content by Tasnim News Agency is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.