Tesnim Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre; birkaç gün önce bölgesel kaynaklar, Mısır'ın Dumyat Limanı'nda iki deniz taşıtının İHA saldırısıyla hedef alındığını duyurdu. Beyaz Saray'ın psikolojik harp organlarından biri sayılan Wall Street Journal dahil olmak üzere Amerikan medyası ve kaynakları, bu saldırılarda İran'ın parmağı olduğunu iddia etti.
Tüm bunlara rağmen İran resmi olarak Dumyat Limanı olayının İran Silahlı Kuvvetleri ile hiçbir ilgisi bulunmadığını açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de bu saldırının bir "sahte bayrak" (false flag) operasyonu olduğunu vurguladı. Yani saldırı başka bir tarafça gerçekleştirilmiş, ancak oklar İran'a yöneltilmek istenmiştir.
Peki Bu Saldırının Neden İran ile Bir İlgisi Yok?
İran, hedef aldığı her yeri hızlı bir şekilde و cesaretle ilan etmiştir. Dolayısıyla İran; Basra Körfezi ülkelerinde veya Ürdün'de bulunan Amerikan üslerine ya da çıkarlarına yönelik her saldırıyı üstlenirken, bu saldırıda da bir rolü olsaydı bunu cesaretle ve açıkça beyan ederdi.
Silahlı kuvvetler kaynaklarından alınan bilgilere göre, Mısır'daki ABD çıkarlarına saldırmak esasen İran'ın gündeminde ve stratejisinde yer almamaktadır.
ABD ve İsrail, İran'a karşı hedeflerini gerçekleştirmede, özellikle de Hürmüz Boğazı'nı İran'ın denetiminden çıkarmada aciz kalmıştır. Diğer yandan birçok ülkeyi İran'a karşı yürüttükleri saldırgan kampanyaya dahil etmeyi başaramamışlardır. Bu nedenle hedeflerini, İran İslam Cumhuriyeti'ni dünya ülkeleri, özellikle de bölge ve tüm Arap ülkeleri için bir tehdit gibi göstermek olarak belirlemişlerdir. İşte bu sebeple bazı ülkelere karşı sahte bayrak operasyonları düzenleyerek bu durumu İran'a mal etmeye çalışmaktadırlar.
İsrail'in bu alanda kabarık bir sicile sahip olduğu bilinmektedir ve bu nedenle yapılan bazı incelemeler Mısır limanına yapılan saldırının Siyonist rejimin işi olduğuna işaret etmektedir.
"Çözemediğin sorunu genişlet!" Bu, ABD ve İsrail'in savaşta kullandığı bir stratejidir; buna göre bir meseleyi çözemiyorsan, herkesi kapsayacak kadar genişletirsin.
Mısır limanına İsrail tarafından düzenlenen saldırının da işte bu strateji kapsamında yer aldığı değerlendirilmektedir.