Tesnim Haber Ajansı- Türk Devletleri Teşkilatı (OTS) üyesi ülkelerin içişleri bakanları, bölgesel toplantılarının en yeni turunda "Türk Shengeni" başlığı altında iddialı ve stratejik bir entegrasyon ile ortak vize bölgesi oluşturma fikrini gündemlerine aldı.
Doğrudan Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki (Shengen bölgesi) entegre geçiş yapısı örnek alınarak tasarlanan bu iddialı proje, bu bloğa üye ülkelerin sınır ve güvenlik düzenlemelerinde derin dönüşümler yaratmayı amaçlıyor. Yayımlanan bilgilere göre bu projenin nihai hale gelmesi halinde, söz konusu teşkilata üye ülkeler arasında uygulanması ve bu coğrafyadaki vatandaşların geçişini gözle görülür biçimde kolaylaştırması planlanıyor.
Astana; Türk Ülkelerinin Üçüncü Güvenlik Buluşmasına Ev Sahipliği Yapıyor
Kazakistan Cumhuriyeti'nin başkenti Astana, bu günlerde Türk Devletleri Teşkilatı içişleri bakanlarının üçüncü resmi ve üst düzey toplantısına ev sahipliği yapıyor. Üye ülkelerin üst düzey kolluk ve güvenlik yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirilen bu toplantıda, güvenlik yakınlaşmaları ve ortak tehditlerle mücadele konusunda çok sayıda başlık ele alınıp görüş alındı.
Bununla birlikte, bu zirvede gündeme getirilen en ilgi çekici ve aynı zamanda en tartışmalı konulardan biri, Türkiye heyeti tarafından katılımcılara resmen sunulan "Türk Shengeni" kurma projesiydi. Bu toplantıda Türkiye İçişleri Bakanlığı'nın üst düzey yetkilisi olarak hazır bulunan ve bu projenin fikir babalığını temsil eden Mustafa Çiftçi, konuşmasında projenin boyutlarını anlattı ve sınır entegrasyonu alanındaki başarılı küresel deneyimlerin örnek alınmasının gerekliliğini vurguladı.
Avrupa Birliği Sınır Modelinin Örnek Alınması
Mustafa Çiftçi, mevkidaşları ve zirvede hazır bulunan medya önünde şunları söyledi: "Bu uygulama ve benzeri, şu anda Euro bölgesinde ve Avrupa Birliği'nde tamamen başarılı biçimde mevcut ve uygulanmaktadır. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşlarının seyahat ve geçiş sırasında havalimanlarında ve sınırlarda kendilerine özel tek bir pasaport gişesi ve kontrol noktasından kolayca geçtiğini, üye olmayan diğer ülke vatandaşlarının ise farklı kontrol sıralarına ve gişelerine yönlendirildiğini açıkça görüyoruz. Bu sistem yalnızca geçiş hızını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda üyeler arasında aidiyet ve dayanışma hissini de güçlendiriyor. Bu temelde, Türk ülkeleri arasında tamamen benzer bir sistemin kurulması ve yerleştirilmesi için yoğun çalışma ve araştırmalarımız güçlü biçimde sürmektedir."
Üye Ülkelerin Havalimanlarında Altyapı Değişiklikleri
Böylesine kapsamlı bir fikrin hayata geçirilmesi, üye ülkelerin giriş ve çıkış noktalarında çok sayıda altyapı düzeltmesi ve değişikliği gerektiriyor. Bu doğrultuda ve yayımlanan raporlara göre, bu teşkilata üye ülkelerin uluslararası havalimanlarında, bu bloğa üye ülkelerin vatandaşlarının pasaport kontrolü için ayrı gişeler ve kontrol noktaları oluşturulması yönünde aktif, sürekli ve yoğun bir çalışma yürütülüyor.
Türk Devletleri Teşkilatı'nın işaret ve sembolleriyle ayırt edilecek bu özel geçiş kapıları, Azerbaycan Cumhuriyeti, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Özbekistan vatandaşlarına, yabancı uyrukluların uzun kuyruklarında beklemeden göç ve sınır işlemlerini mümkün olan en kısa sürede tamamlama imkânı tanıyacak. Bu ilk adım, Türk Shengeni projesinin tam olarak uygulanması için bir ön zemin olarak değerlendirilmektedir.
Turistlere ve Üçüncü Ülkelere Yönelik Yaklaşımda Belirsizlik
Bu proje etrafındaki geniş çaplı tanıtıma rağmen, tam olarak uygulanmasının önünde hâlâ çok sayıda hukuki ve teknik belirsizlik bulunuyor. Bu belirsizliklerin en önemlilerinden biri, üçüncü ülke vatandaşları için vize durumudur. Türkiye İçişleri Bakanı ve bu toplantıda hazır bulunan diğer yetkililer, konuşmaları ve mülakatları sırasında, bu birliğe üye ülkelere tatil ve turistik amaçlarla seyahat eden yabancı turistler ile üçüncü ülke uyrukluları için vize sisteminin de entegre ve tek (Avrupa Shengen vizesi gibi) hale gelip gelmeyeceği konusunda hiçbir bilgi ve ayrıntı sunmadı.
Turistik vizelerin entegrasyonu, ortak veri tabanlarının oluşturulmasını, entegre güvenlik sistemlerini ve göç ile güvenlik politikalarında tam eşgüdümü gerektirmektedir ki bunu bu beş ülke için derin yapısal ve ekonomik farklılıklarla kısa vadede başarmak son derece zorlu görünmektedir.
Kazakistan'ın Kolluk ve Güvenlik Yakınlaşmasına Stratejik Bakışı
Bu bloktaki entegrasyoncu fikirler yalnızca sınır ve vize meseleleriyle sınırlı değildir. Bu toplantının düzenlenmesinden önce de medya, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin liderlerine hitaben yayımladığı mesajda, kolluk ve yaptırım kurumları düzeyinde etkileşimin artırılması ve işbirliklerinin genişletilmesi önerisini açıkça gündeme getirdiğini bildirmişti.
Ülkesi Orta Asya'nın istikrarında merkezi rol oynayan Tokayev, sınıraşan organize suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı ve aşırılıkçılık alanlarındaki yeni tehditlerin, bölge ülkelerinden ortak ve eşgüdümlü yanıtlar gerektirdiğine ve Türk Devletleri Teşkilatı'nın bu eşgüdümler için uygun bir zemin sağlayabileceğine inanmaktadır.
Astana'nın Örgüt İçi İlişkilerin Geliştirilmesine Öncelik Vermesi
Kazakistan Cumhurbaşkanı, mesajı ve tutumları sırasında, Kazakistan Cumhuriyeti'nin bu itibarlı, önemli ve büyümekte olan yapıyla kapsamlı ve stratejik etkileşimlerin derinleştirilmesine özel bir önem ve öncelik verdiğini açıkça belirtti.
Kazakistan liderine göre bu teşkilata üye ülkeler, şu anda ekonomi, kültür, transit ve siyaset dahil olmak üzere çeşitli alan ve sahalarda karşılıklı bağlarını ve ilişkilerini gözle görülür bir hızla artırmakta ve pekiştirmektedir.
Tokayev, bu bağlamda güvenlik ve kolluk kurumları ile yapıları arasında sağlam iletişimin geliştirilmesinin ayrıca önem taşıdığını ve Astana'daki içişleri bakanları toplantısının düzenlenmesinin tam da bu bakış ve görüş açısından bu bloğun geleceği için özel ve stratejik bir önem taşıdığını vurguladı.
Türk Devletleri Teşkilatı'nın Tarihçesi ve Evrim Perspektifi
Bu bloğun iddialarını daha iyi anlamak için oluşum sürecine bakmak gereklidir. Belirtmek gerekir ki bu bloğun daha önce "Türk Konseyi" adıyla bilinen ilk kurumu, Ekim 2009'da kuruldu.
Bu kurum, zaman içinde ve üye ülkelerin artan siyasi ve ekonomik iddialarıyla birlikte, 2021'de "Türk Devletleri Teşkilatı" adını alarak işbirliklerinin seviyesinin istişari bir konseyden tam teşekküllü bir uluslararası örgüte yükseldiğini gösterdi. Bu teşkilatın mevcut ana üyeleri Azerbaycan Cumhuriyeti, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye Cumhuriyeti ve Özbekistan'dır.
Ankara'nın Hayali ve Orta Asya'nın Jeopolitik Gerçekleri
"Türk Shengeni" projesi gerçekleşmesi halinde, yıllardır ortak paydalara vurgu yaparak Güney Kafkasya ve Orta Asya'daki nüfuzunu genişletmeye çalışan Türkiye diplomasisi için büyük bir kazanım olacaktır.
Ankara, bu projeleri ilerleterek ticaret akışını, sermaye hareketini ve ulaşım koridorları üzerinden mal transitini kolaylaştırmayı ve Türk dilli ülkeler arasında karşılıklı ekonomik bağımlılıklar yaratmayı hedeflemektedir. Bununla birlikte, Avrupa Shengeni düzeyinde bir projenin tam ve kusursuz uygulanması, ağır bürokratik engellerin aşılmasını, gizli sınır kısıtlamalarının kaldırılmasını ve güvenlik standartlarının eşitlenmesini gerektirmekte olup bu da önümüzdeki yıllarda güçlü bir siyasi irade gerektirecektir.