1. İran
  2. Türkiye
  3. Batı Asya
  4. Dünya
  5. Röportaj
  6. Analiz/Makale
  7. Bilim/Uzay
  8. Spor
  9. Yaşam/Kültür
  10. Fotoğraf
  11. Karikatür
  12. Video
    • فارسی
    • english
    • عربی
    • עברית
    • Pусский
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter
  • İran
  • Türkiye
  • Batı Asya
  • Dünya
  • Röportaj
  • Analiz/Makale
  • Bilim/Uzay
  • Spor
  • Yaşam/Kültür
  • Fotoğraf
  • Karikatür
  • Video

Pezeşkiyan'dan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Yetkililerine: "Milletimizin Haklarını Savunacağız"

  • 26 Ekim, 2026 - 17:41
  • İran haber
Pezeşkiyan'dan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Yetkililerine: "Milletimizin Haklarını Savunacağız"

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan yetkilileriyle gerçekleştirdiği görüşmede, "Milletimizin haklarını kararlılıkla savunacağız" dedi.

İran

Tesnim Haber Ajansı Hükümet Grubu'nun bildirdiğine göre, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün (26 Ekim 2026 Pazartesi) öğleden sonra Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Münir ve Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın katılımıyla düzenlenen toplantıda yer aldı. Pezeşkiyan, İslam ülkeleri arasında bu tür temas ve görüşmelerin gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İslam dünyasının temel ortak noktalarına işaret etti ve şu değerlendirmelerde bulundu: "İnancımız ve kanaatimiz şudur ki İslam ülkeleri, Yüce Peygamberimizin (s.a.v.) öğretileri doğrultusunda kardeşlik ve vahdet ilkesini ilişkilerinin merkezine koymalıdır. Müslümanlar birbirinin kardeşidir; Müslüman milletleri hedef alan tehditler ve eylemler karşısında tek bir vücut (yed-i vahide) gibi dimdik durmalıdır. Eğer bu temel ilkeyi temaslarımızın esası yaparsak, İslam ülkeleri arasında anlaşmazlık ve sorunların ortaya çıkmasına hiçbir zemin kalmayacaktır."

Cumhurbaşkanı, İran İslam Cumhuriyeti'nin İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmeye yönelik ilkeli tutumuna dikkat çekerek şunları ekledi: "14. Hükümet, göreve başladığı ilk günden itibaren İslam dünyasının birlik ve bütünlüğünün gerekliliğini vurgulamıştır. Bununla birlikte bölgemiz, son yıllarda Siyonist rejimin şiddet eylemlerine ve geniş çaplı cinayetlerine tanıklık etmiştir. Devlet terörizmine sırtını dayayan ve Amerika'nın desteğini arkasına alan bu rejim, bölgede sayısız cinayet işlemekte ve aynı zamanda başkalarını terörizmle suçlamaktadır."

Pezeşkiyan; Siyonist rejimin Gazze, Lübnan ve bölgedeki diğer ülkelerdeki cinayetlerini kınayarak şöyle devam etti: "Bu saldırganlığın boyutu İran İslam Cumhuriyeti'ne kadar ulaşmış; düzenlenen saldırılarda liderimiz, komutanlarımız, bilim insanlarımız ve hatta öğrencilerimiz şehit edilmiştir. Bu eylemlerin hiçbir hukuki, insani ve vicdani gerekçesi yoktur; İslam ülkelerinin saldırganlık ve güvensizlikle mücadelede ortak bir yaklaşım benimsemesinin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir."

Düşmanların İran'a yönelik hedeflerine ulaşmada başarısız olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, "Onlar, baskı ve saldırganlık yoluyla İran İslam Cumhuriyeti'ni çökertebileceklerini zannettiler; ancak bu girişimlerin sonucu, iç birliğimizin pekişmesi ve İran milletinin dayanışmasının artması oldu. Halkımız, dayatılan tüm kayıp ve zorluklara rağmen ülkesini azim ve kararlılıkla savundu. İran milletini teslim olmaya zorlama düşüncesi tamamen yanlış ve batıl bir hülyadır" ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan şunları vurguladı: "İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası hukuk kural ve ilkeleri çerçevesinde yasal haklarını talep etmekte ve bu ilkelere dayanarak İran milletinin meşru hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunmaya devam edecektir."

Büyük İslam ülkelerinin bölgesel istikrarın güçlendirilmesindeki etkin rolüne dair umudunu dile getiren Cumhurbaşkanı, "Önemli ve etkili İslam ülkelerinin temsilcilerinin bu toplantıda bulunmasının, bölgesel birlik ve beraberliğin daha da pekişmesine zemin hazırlamasını temenni ediyorum. Siyonist rejimin dilediği zaman, dilediği kişi veya ülkeye karşı suikast ve saldırı düzenlemesine izin vermemeliyiz. Eminim ki İslam ülkeleri yan yana durur ve koordineli bir tutum sergilerse, bu tür eylemlerin tekrarlanması imkânsız hale gelecektir" dedi.

Pezeşkiyan konuşmasına şöyle devam etti: "Ayrılıklarımızı yönetebilir, ihtilaflı konular yerine ortak noktalara ve ortak çıkarlara odaklanırsak, bölgenin sorunlarının üstesinden çok daha kolay ve etkili bir şekilde geleceğimize inanıyorum."

İslam ülkelerinin inanç ve kültür ortaklığına değinen Cumhurbaşkanı, "İslam ülkeleri tek bir Tanrı'ya, tek bir kutsal kitaba ve tek bir kıbleye sahiptir. Bu derin ortaklıklar; anlaşmazlıkların çözümü, iş birliğinin geliştirilmesi ve ortak sorunların giderilmesi için sağlam bir zemin sunmaktadır. İran İslam Cumhuriyeti, bu iş birliğini geliştirmeye samimiyetle ve tüm kalbiyle hazırdır. Çünkü bizim İslam ülkeleriyle kardeşlik ve yakınlaşmaya olan inancımız sadece dilde kalan bir temenni değil, bölge halklarının ortak çıkarlarına dayanan köklü bir inançtır" değerlendirmesinde bulundu.

Bölge ülkelerinin kalkınma ve refaha doğru ortaklaşa hareket etmesi gerektiğini belirten Pezeşkiyan, "Amacımız; bölgedeki tüm milletlerin barış, güvenlik, refah ve eşit fırsatlarla dolu bir atmosferde büyüme ve gelişme yolunda ilerlemesidir. Bölgemiz zengin doğal kaynaklara, geniş ekonomik potansiyele ve nitelikli insan kaynağına sahiptir. İnsanlık, adalet, hakkaniyet ve insafın tecellisi noktasında bölgemizi dünyaya başarılı bir model yapmak için bu potansiyelleri birbirine bağlamamız yeterlidir" dedi.

Siyasi mutabakatların pratik adımlara dönüştürülmesinin şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, "Biz bu yolda ilerlemeye kararlıyız; ancak bu hedefin gerçekleşmesi, İslam ülkelerinin ortak bir anlayışa ulaşmasını, net bir vizyon çizmesini ve karşılıklı taahhütle anlaşmaların uygulanmasını sonuna kadar takip etmesini gerektirir. Deneyimler göstermiştir ki diplomatik toplantılarda alınan kararlar bazen kağıt üzerinde ve yazılı metinlerde kalmaktadır. Oysa bizim yaklaşımımız, somut sonuçlar elde etmeye ve bölgesel ilişkilerde gerçek bir dönüşüm yaratmaya odaklanmalıdır" şeklinde konuştu.

Bölgesel ilişkilerde söylem ve eylem birliğinin önemine dikkat çeken Pezeşkiyan, "İnanmadığımız ya da uygulamada bağlı kalmayacağımız hiçbir sözü söylememeliyiz. El ele vererek bölgemizin bilimsel, ekonomik, kültürel, siyasi ve güvenlik potansiyellerini harekete geçirmeli; ulaşım hatlarını geliştirmeli, gidiş-gelişleri kolaylaştırmalı, sınırları iş birliği fırsatlarına dönüştürmeli ve üniversiteleri, bilim merkezlerini, tüccarları ve iş insanlarını bir araya getirmeliyiz" dedi.

Çok taraflı iş birliğinin kalıcı güvenliğe zemin hazırlayacağını ifade eden Pezeşkiyan, "Bilim, kültür, ticaret ve ekonomi sınırları aştığında ve halklar arasındaki temaslar arttığında, terörizm ve güvensizliğin yayılma zemini ortadan kalkacaktır. Bu nedenle bilimsel, kültürel ve ekonomik bağların güçlendirilmesi sadece kalkınma ve refaha katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki kolektif güvenliği pekiştirmenin en etkili yollarından biridir" dedi.

İran İslam Cumhuriyeti'nin İslam ülkeleri arasındaki yapıcı mutabakatları desteklediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, "Bu toplantı ve görüşmelerde birliği, beraberliği ve bölgesel iş birliğini güçlendirecek her türlü mutabakat, İran İslam Cumhuriyeti'nin güçlü ve tam desteğine sahip olacaktır. Ortak noktalara ve iş birliği alanlarına odaklanmalı, görüş ayrılıklarının bölge halklarının ortak çıkarlarını gerçekleştirme yolunda bir engel oluşturmasına izin vermemeliyiz" dedi.

İslam ülkelerinin müdahaleci ve nifak tohumları eken politikalara karşı uyanık olması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, "ABD ve Siyonist rejim politikalarının odaklandığı hedeflerden biri; bölge ülkelerini zayıflatmak, Müslüman milletler arasına nifak sokmak ve büyük İslam ülkelerini kademeli olarak güçsüzleştirmektir. Karşılıklı iş birliğini güçlendirerek ve birbirimizi destekleyerek bu tür hedeflerin gerçekleşmesini engellemeli, bölge ülkelerinin tek tek baskı ve tehditlere maruz kalmasına izin vermemeliyiz" dedi.

Bölge ülkelerinde ekonomik baskı ve toplumsal huzursuzluk yaratma çabalarına işaret eden Pezeşkiyan, "İslam ülkeleri yapıcı temaslar, ekonomik iş birliği ve karşılıklı potansiyelleri kullanma yoluyla birbirlerinin ihtiyaçlarını giderme yönünde adım atmalıdır. Baskı ve yaptırımlarla milletlerin teslim alınabileceği düşüncesi batıldır. Bölge ülkeleri arasındaki iş birliği ne kadar derinleşir ve genişlerse, sorunları yönetme ve dış baskılara karşı koyma kapasiteleri de o kadar artacaktır" açıklamasında bulundu.

İran İslam Cumhuriyeti'nin iç potansiyeline, halkın ve liderliğin desteğine değinen Cumhurbaşkanı, "İran; iç dinamiklerine, milletinin desteğine ve İslam İnkılabı Lideri'nin yol göstericiliğine dayanarak sorunları başarıyla geride bırakacaktır. Şüphesiz ki İslam ülkeleri, güvenliklerinin ve çıkarlarının birbirine bağlı olduğunu idrak ederek yan yana durmalıdır; zira bölgedeki büyük ülkelerden birinin zayıflaması, diğer İslam ülkelerine yönelik baskı ve tehditlerin de artmasına zemin hazırlayabilir" dedi.

Nükleer faaliyetler konusundaki ilkeli tutumlarını yineleyen Pezeşkiyan, "İran İslam Cumhuriyeti nükleer silaha ulaşma peşinde değildir. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nın (NPT) bir üyesi olarak nükleer faaliyetlerini uluslararası hak ve yükümlülükler çerçevesinde sürdürmek istemektedir. İran bu doğrultuda barışçıl nükleer faaliyetlerden yararlanma hakkını saklı tutar ve bu haklara uluslararası kurallar çerçevesinde saygı gösterilmesini bekler" değerlendirmesini yaptı.

İran'a yönelik çifte standartlı yaklaşımları eleştiren Pezeşkiyan, "Nükleer konunun bir baskı ve tehdit aracı olarak kullanılması, nükleer tesislere saldırılması ve aynı zamanda İran'a saldırılırken müzakereye hazır olunduğu iddiasının ortaya atılması çelişkili ve yapıcı olmayan bir yaklaşımdır. Bu durum kamuoyu güvenini sarsmakta, İranlı yetkililer ve halk arasındaki güvensizliği artırmaktadır" ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan şunları ekledi: "İslam ülkeleri temas ve koordinasyonlarını güçlendirerek bu tür yaklaşımların bölge milletlerine karşı bir teamül haline gelmesine izin vermemelidir. Milletlerin haklarının korunması, ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi, saldırganlıkla mücadele edilmesi ve bölgesel iş birliğinin pekiştirilmesi, İslam ülkelerinin ortak iradesini ve koordineli adımlarını gerektirir. İran İslam Cumhuriyeti de bu yolda dini ortaklıklara, karşılıklı çıkarlara ve milletlerin haklarına saygıya dayanarak İslam ülkeleriyle iş birliğini geliştirmeye hazırdır."

İslam ülkelerinin tehditlerle mücadele ve ortak hedeflere ulaşma noktasındaki dayanışmasının ve ortak hareketinin önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer yan yana durursak düşmanlar şom emellerine ulaşamayacaktır. Gönül birliği ve iş birliğiyle Yüce Peygamberimizin (s.a.v.) tavsiyelerini yerine getirme, izzet, adalet ve insani kerametle donatılmış toplumlar inşa etme yolunda ilerleyebiliriz. Benim inancım şudur ki, Yüce Allah yolunda çaba gösterirsek O da bize yolu gösterecek ve yüce hedeflere ulaşma zeminini hazırlayacaktır."

İran İslam Cumhuriyeti'nin İslam ülkeleriyle temaslarını geliştirmekteki niyetinin kardeşliği, dayanışmayı ve İslam ümmetinin izzetini güçlendirmek olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, "Amacımız İslam ülkeleriyle kardeşçe ilişkileri pekiştirmek, bölge Müslümanlarının izzet ve gururunu temin etmek ve Siyonist rejimin mazlum Müslüman milletlere yönelik vahşetine ve cinayetlerine son vermektir. İslam ülkelerinin ortak iradesi, dayanışması ve iş birliği sayesinde bu cinayetlerin durdurulmasını; bölgede barış, güvenlik ve adaletin tesis edilmesini temenni ediyoruz" dedi.

 
R1396/P
tasnim
tasnim
tasnim
  • Hakkında
  • İletişim
  • En Çok Okunan
  • Arşiv
bizi takip et:
  • RSS
  • Telegram
  • Instagram
  • Twitter

All Content by Tasnim News Agency is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.